Afazi Tedavisi

Afazi tedavisinin amacı hastaların kaybettiği dili çeşitli tedavi ve kişiye özel eğitimlerle tekrar yapılandırmaya ve düzenlemeye çalışmaktır. Dili, klinik bir oda içerisinde değerlendirmekten ziyade, tüm yaşam içerisinde değerlendirmenin önemi vurgulanmıştır. Bu bağlamda hastaların kendilerine verilen uyarana tepki vermelerinden çok, spontane şekilde dil becerilerini geliştirmeleri önem kazanmıştır.

Tedavi yaklaşımları çok çeşitlidir. Bunlardan ilki; davranış modifikasyonu yaklaşımıdır ve kolaydan zora örneklemelerle hastanın verdiği tepkinin artırılmaya çalışılmasını kapsar. Schuell ve ark. (1964) tarafından ortaya atılan kognitif yaklaşım ise; uzun süre yoğun sözel uyaran verme ile dil davranışının kalitesini arttırmayı amaçlamaktadır. Daha sonraki yıllarda hastaya bir nesneyi gösterip kendisinden o nesnenin kullanımı üzerine farklı açıklamalar beklemek gibi yöntemlerle, her bir uyarana çeşitli yaratıcı düşünce üretme gerekliliğini vurgulayan “farklı düşünme tedavisi” ve bu yöntemden tek farkının uyaranın sürekli değiştirilmesi olan “multi-modal yaklaşım”, gibi yeni yöntemlerle kognitif yaklaşım geliştirilmeye çalışılmıştır.

Bir diğer tedavi yöntemi 1990’da LaPoint tarafından geliştirilen ve davranış modifikasyonu ile kognitif yaklaşımı bir arada kullanmayı hedefleyen “programlanmış stimulasyon yaklaşımı”dır. Bu yöntem ile uyaran kolaydan zora doğru olur, aynı zamanda hastadan farklı cevaplar beklenir. Global afazilerde kullanılan müzik tedavisi (melodic intonation therapy) ve görsel tedavi (visual action therapy) de bu yöntem içinde ele alınmaktadır.

“Pragmatik yaklaşım” olarak bilinen tedavi yönteminde amaç hastayla olan iletişimin sosyal ortamda özellikle de hastanın kendi çevresinde arttırılmasıdır. Bugün en çok kabul gören tedavi yöntemi olan PACE (promoting aphasic’s communicative effectiveness) de terapist ve hastanın tedaviye karşılıklı katılımı söz konusudur. Diğer tedavi yöntemlerinden farklı olarak burada yeni bilgi değiş tokuşu vardır ve istenilen iletişim kanalı serbestçe kullanılabilir. Uyaran olarak da resim kartları, gerçek objeler veya bilgisayar ortamı serbestçe seçilebilir.

Son yıllarda geliştirilmiş olan bir başka yaklaşımda (solution focused aphasia therapy) hasta yakınlarının afazi tedavisi üzerine eğitimi amaçlanmaktadır. Bu yöntem bugün belki de en fazla kullanılan tedavi yöntemidir.

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın hastaya verilen uyaranın ve ipucunun nasıl olması gerektiği üzerine yapılmış çalışmalar da mevcuttur. Hastaya verilen ipucu kelimeye fonolojik olarak veya anlamsal olarak benzer olabilir. Örneğin masa kelimesini bulmaya çalışan hasta için “kasa” fonolojik benzerlikte, “sandalye” anlamsal benzerlikte bir ipucudur. Fonolojik benzerlikte olanların daha etkili olduğunu savunan yazarlar olmakla birlikte bu konuda tam bir fikir birliği yoktur. Bazı çalışmalarda kelimenin hatırlanmasında ipucundan ziyade en önemli kriterin bilginin kazanılma yaşı olduğu belirtilmektedir.

İlaç tedavisi olarak dopamin agonistleri, pirasetam (Nootropil), amfetaminler ve donepezil (Aricept) konuflma bozukluklarının tedavisinde kullanılmasına karşın bu konuda yayınlanmış olan son 2001 Cochrane derlemesinde ilaçların etkinliği üzerine kontrollü çalışmaların yeterli olmadığı belirtilmektedir. Yapılan çalışmalarda bu ilaçları kullanan hastalarda ölüm oranlarının belirtilmektedir. Bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı görünmese de ilaçların güvenilirlikleri üzerine ileri araştırmalar ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Sonuç olarak afazi tedavisinde en çok kabul gören yukarıda bahsedilen rehabilitasyon yaklaşımlarıdır.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.