Anlamak

Anlamak… “Eğitim ve öğretim ne işe yarar?” diye sorsa birisi, “İlgi alanına giren şeyi anlamaya yarar.” desek yeter mi? “Evet” dediğinizi duyar gibiyim. Anladığınız anda artık o konu bulutlardan sıyrılmış güneş gibi parlar. Lise yıllarında hatırlıyorum da anlamak değildi hedef, ezberlemekti maalesef. Rahmetli babam tarihten sınıfta kalmamdan korkmuştu bir ara. Lise son Osmanlı tarihi idi konu. Hatırlamadığım bir Osmanlı-Rus savaşının ayrıntıları ezberlenecekti. Hiç bana göre bir iş değildi. Oturup düşüne düşüne savaşın nedenini çözmeye çalışıyordum. Ezberlemek yerine vakit kaybediyordum! Nihayet bir şeyler anlar gibi olduğumu, babama “Artık anladım, şimdi ezberleyebilirim.” dediğimi, onun da yaklaşımı onayladığını; “Anlamak çok önemli bir aşama.” dediğini hatırlıyorum. Tıp Fakültesi yıllarında bu huyum devam etti. Hastalıkları okurken anatomisinden, histolojisine, fizyolojisinden, farmakolojisine dek her şeyi okurdum. Tabi eldeki kaynaklar yettiği ölçüde anlayabilirdim. Anladıklarımın, kendi içindeki tutarlığı, yani muhtelif kaynaklar tarafından bilginin teyit edilip edilmediği konuyu anladığımı test etmekte işe yarayan ana belirteç olurdu. Anlamak bir haz kaynağı idi. Hem de öyle böyle değil. Okumanın da düşünmenin de ana motivasyonu… Bir çeşit orgazm hali… Hani neden yaşıyorsun deseler “anlamak için” diyebilirim. Yani o kadar ki büyük bir zevk hali. Demek anlamaya, ya da bir başka ifadeyle aydınlığa olan sevdaya bakılırsa, anlamadığımda içinde bulunduğum karanlık çok zifiri derecede olsa gerek… Durumun en kötü hali ise anladığını zannetmektir. Hani hayatı zindan eder. Anladığınızı sanıp yola çıkarsınız da, bir türlü adresi bulamazsınız ya… Ya da üniversite sınavında görünüşte anladığınızı sanıp ta basit gelen bir soruda çuvallarsınız mesela, işte o çöküntüyü kastediyorum en kötü hal derken. Ezberlemek ve anladığını zannetmek bilince olan en büyük saygısızlık, hayatın anlamından uzaklaşmanın ana yolu… Oysa ki, anlamak, bilinci hakim kılmak ve orada at koşturmak eni-konu… Bir an gelip te parçaların bir araya geldiğini ve sizi çok meşgul eden o konuyu anladığınızı bir düşünün, düşünün o mutluluğu…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.