Bipolar Bozukluk ve TMS

Manik-depresif hastalık olarak da bilinen bipolar bozukluk,  kişinin modunda, enerjisinde ve işlevsel becerisinde beklenmedik değişimlere neden olan bir beyin bozukluğudur.

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk kişinin ilişkilerinde, iş yaşamında ya da okul performansında bozulmalara ve hatta intihara bile neden olabilir. Amerika’da yetişkin nüfusun %2,6’sını etkileyen bozukluğun diğer ülkelerde görülme sıklığı da ortalama %2-%3 civarındadır.

Bipolar Bozuklukta Etkin Beyin Bölgeleri

Bipolar bozukluk, hastaların duygularını düzenleme konusundaki becerisini hayatlarını olumsuz yönde etkileyecek düzeyde bozmaktadır. Manik semptomlar gösteren hastalarla yapılan çalışmalar duygusal uyaranlar karşısında artmış subkortikal limbik aktiviteye işaret etmişlerdir. Sağlıklı bireylerle karşılaştırıldığında bipolar manik bozukluk hastalarında olumsuz sahneler ve olumsuz duygusal yüz ifadelerinin örtük işlenmesi sırasında duygusal tepkilerle ilişkili olan beyin bölgeleri amigdala, insula ve limbik subkortikal bölgelerde artan nöral aktivite gösterilmiştir. Kortikal-bilişsel yolak (ventrolateral prefrontal korteks, dorsolateral prefrontal korteks, anterior singulat korteks, prekuneus) yapılarında ise nöral aktivasyonda azalma gözlenmiştir. Karar verme testi sırasında, bipolar mani hastalarında dorsal anterior singulat aktivitesinde artış, duygusal ve davranışsal kontrolde etkili bir bölge olan orbitofrontal korteks (OFK) aktivitesinde azalma olmuştur.

Bipolar Bozukluk ve rTMS

Bipolar bozuklukta TMS güvenliği ve etkinliği konusundaki veriler başlangıç aşamasında olmakla birlikte ilgi çekicidir. Çalışmalarda genellikle sol prefrontal korteks uyarımının ya da sağ prefrontal korteks inhibisyonunun bipolar depresyonu tedavide etkili olacağı hipotez edilmektedir. Bir olgu sunumunda 2 bipolar hastaya sol prefrontal korteks hedef alınarak rTMS uygulanmıştır. rTMS’nin hastaların depresyonlarını tedavide etkin olduğu fakat aynı zamanda citalopram kullanan hastaların manik semptomlarının tetiklendiği görülmüştür (Sakkas, 2002). Garcia-Toro (2001) bipolar depresyon hastasının sol prefrontal bölgesine uygulanan rTMS sırasında akut maniye geçtiğini belirtmiştir.

Bipolar manide ise sağ hemisferde kortikal aktivitenin azalmasının, sol hemisfer aktivitesindeki artışla ilgili olduğu önerilmiştir. Bu nedenle TMS ile sağ prefrontal korteks uyarımının manide terapötik etkisi olabilir.

41 bipolar mani hastasına 10 gün boyunca sağ dorsolateral prefrontal korteks üzerinden tekrarlayan TMS (rTMS) uygulanmıştır. Yüksek frekansta (uyarıcı) uygulanan TMS’nin ilaç tedavisine ek uygulanabilecek etkinlikte bir yöntem olduğu gösterilmiştir.

Grisaru ve arkadaşları (1998) ise sağ prefrontal korteksin rTMS ile uyarımının antimanik etkisi olduğunu göstermiştir. Dell’osso (2009) ilaca dirençli 11 bipolar hastaya 3 hafta boyunca sağ prefrontal korteksten uyguladığı inhibe edici TMS’nin hastaların depresyonlarını tedavi ettiğini, depresyon ölçeklerinden alınan puanların düştüğünü göstermiştir.

Bipolar mani tanısı alan 9 bipolar hastada yapılan başka bir çalışmada sağ prefrontal kortekse uygulanan uyarıcı TMS’nin mani semptomlarını tedavi ettiği gösterilmiştir (Michael, 2004).

Literatürde TMS’nin bipolar mani üzerine etkisini araştıran çalışmalar çelişkili sonuçlar taşımaktadır.  Bipolar depresyon üzerine yapılan çalışmaların etkinliğiyle ilgili daha sağlam kanıtlar bulunmaktadır. TMS’nin bipolar bozukluktaki klinik etkinliğinin kanıtlanması için örneklem sayısı geniş, kontrollü ve çift-kör gerçekleştirilen araştırmaların sayısının artması gerekmektedir.

13.02.2014'ten beri Facebook'tayız.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.