Bipolar Tedavisi ve Yaratıcılığa Etkisi

Her ne kadar küresel bir tanımı olmasa da, yaratıcılık “tipik olmayan bağlantıları görme isteği/yatkınlığı” olarak açıklanmaktadır. Yaratıcılığa dair ölçekler “farklı düşünme” becerisini, geniş, analitik, mantıklı çözümler bulma ve içgörü alt ölçekleri ile yaratıcılığın seviyesini belirler.

Duygu durum bozuklukları ile yaratıcılık arasındaki anlamlı ilişkiden bahsetmiştik. Bipolar hastalığının hipomani evresinde ortaya çıkan dışa dönüklük, olumlu duygular, risk alma ve yükselen dürtüler yaratıcılığa olumlu yönde katkı sağlar. Hipomaninin yanısıra, depresyon geçmişi, şizotipal bozukluk, temporal lob epilepsisi, Parkinson ilaçları ve frontotemporal demans ile yaratıcılığın ilişkili olduğu görülmüştür.

Bu alanda çalışan uzmanlar, ilaçların hastanın yaratıcılığını düşürmemesine önem verirler. Çünkü yaratıcılığın düşmesi, merakın, motivasyonun ve hazzın düşmesi anlamına gelir. Psikiyatrik ilaçlar incelendiğinde, SSRI tipi ilaçların, depresyonu düşürmesiyle yaratıcılığı artırdığı düşünülmektedir.

Depresyonda yoğun hissedilen negatif düşünceleri (korku, suçluluk vb.) azaltırken kişilerarası ilişkilerde sosyal fobiyi ve kaçınmacı davranışları da azaltır. Diğer yandan, başkalarının düşüncelerine karşı ilgisizlik artar ve yargılanma korkusu azalır, böylece yaratıcılığın yükseldiği düşünülmektedir. Ancak, hastalar tarafından, kullanılan ilaç miktarının artmasıyla yaratıcılığın azaldığı rapor edilmiştir. Buna çözüm olarak bilişsel davranışçı terapi ve bupropion gibi dopamin agonisti ilaçlar uygulanılarak amaca yönelik motivasyon artırılmaktadır. Eğer hasta bipolar hastalığının depresyon evresinde ise, antidepresana alternatif olarak lamotrigine uygulanmaktadır.

Yalnızca yaratıcılık göz önünde bulundurulduğunda lityum ve antikonvülzan ilaçlar nöroleptiklerden daha güvenli duygu durum düzenleyicileri gibi görünüyor. Ancak, bazı akut durumlarda, dopamin antagonisti uygulanması gerekebilir. Örneğin, psikotik atak var ise az miktarda sakinleştirici nöroleptik ve dopamin antagonisti olan atipik antipsikotik, yaratıcılığa, tipik bir antipsikotikten daha az zarar verebilir.

Yine daha az sakinleştirici etkisi olan dopamin agonistleri motivasyonu artırmada tercih edilir. Ancak dürtü kontrol bozukluğu ve halüsinasyona neden olabilir. Agonistlerin kullanımı sırasında, yaratıcılık genellikle hastanın orijinal ilgi alanlarından farklı bir alanda ortaya çıkar. Lityum, bipolar hastalığına iyi gelmesi açısından yaratıcılığın devam etmesine yardımcı olabilir.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.