Bulimia Nervoza

Bulimia nervoza, yaşamı tehdit eden ciddi bir yeme bozukluğu tipidir. Aşırı yeme, telafi edici davranışların tekrarlanması ve kilo almaktan aşırır korkma ile tanımlanır. Çoğunlukla görülen tekrarlayıcı davranış kendi kendini kusturmadır, böylece hasta kilo alımını engeller.

Bulimia nervoza semptomları şöyledir; kişi sıklıkla büyük oranlarda yemek yedikten sonra kilo alımını engellemek için kendini kusturma gibi telafi edici davranışlar gösterir. Aşırı yeme sırasında kontrolünü kaybetmiş hisseder ve kendine saygısı büyük oranda beden görünümüne bağlıdır. Bunun yanında bir intihar amacı olmadan kendini kesme gibi kendine zarar verme davranışları, madde kullanımı veya dürtüsellik (örn. riskli davranışlar, aşırı alışveriş) görülebilir.

1990’ların başında arttığı düşünülen bulimia nervoza, o zamandan beri aynı görülme oranıyla devam etmektedir. Araştırmalar, beynin bazı temel fonksiyon alanlarının bulimia nervosanın ortaya çıkışıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu alanlar, duyu-motor, görsel, korteks altı ve limbik sistemdir. Bu alanlar kabaca, refleks, davranış, görme-tanıma ve duygularla ilişkilidir.

Bulimia nervozanın tedavisi

Bulimia nervozanın tedavisi uzun ve zorludur. Hastalar sıklıkla onu tedavi eden profesyonellerin kendisini şişmanlatmaya çalıştığını düşündüğü için tedaviye uyumda zorlanır. Ancak tedavide öncelikli olan hastayı ideal kiloya getirmek değil, bünyeyi yeterince sağlıklı hale döndürüp, yeni ve uygun bir yeme alışkanlığı kazandırmaktır. Son 20 yıldır ilaç tedavisinin yanında bilişsel davranışçı psikoterapi ile etkili bir tedavi uygulanmaktadır.

İyileşmede yalnızca profesyonel müdahale yeterli değildir, aile ve arkadaşların da iyileşme sürecinde önemli rolü vardır. SSRI tipi ilaç tedavisinin yanında, bireysel ve grup terapisi, vücut terapisi, sosyal çalışmacı desteği vb. müdahaleler uygulanabilir. İlk etapta, hasta bir problemi olduğunu inkâr eder, bunun üzerine konuşmak istemez. Bu noktada hastaya sakince bunun bir hastalık olduğundan, hayatı tehdit eden sonuçlarından ve değişimin olumlu yanlarından bahsedilebilir.

Hastanın bir problem olduğunu onayladığı ve tedavi fikrine sıcak baktığı dönemde de değişime dair korkular hala yoğundur, direnç görülebilir. Bir psikoterapist eşliğinde yeme bozukluğunun hayatındaki işlevini anlaması hastayı değişime hazırlar. Bu adımda hasta değişmek ister fakat nasıl yapacağını bilemez.

Yine profesyonel bir ekip (örn. psikiyatrist, psikolog, beslenme uzmanı) eşliğinde, kısaca, yeni alışkanlıklar edinme egzersizleri, düşünce ve duygularla baş etme yöntemleri öğretilir, potansiyel tehlikeler saptanır, bir aksiyon planı oluşturulur ve yeni ilgi alanları geliştirilir. Bu süreç yaklaşık 6 ay sürer ve sonunda hasta kendini aşırı yemeye iten tetikleyicileri fark etmeyi ve bunları engellemeyi öğrenir.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.