Demans ve TMS

Transkranyal manyetik uyarım (TMS) beyin işlevlerini değiştirebilen girişimsel olmayan bir yöntemdir. Birçok psikiyatrik bozuklukta terapötik amaçlı kullanılmaktadır. TMS klinik etkisinin yanı sıra kognitif performansı artırıcı bir etkiye de sahiptir.

Demans gibi nörodejeneratif bozukluklarda görülen kognitif becerilerdeki bozulma doğru uygulama ve yöntemle yapılan TMS etkisiyle iyileştirilebilmektedir.

Nörodejeneratif bozukluklardan en bilinenleri Alzheimer (AH) ve Parkinson benzer özelliklere sahiptir. Daha çok yaşlı nüfusu etkiler ve yavaşça ilerler. Beyinde yapısal ve işlevsel değişimlere neden olur. Alzheimer ve Parkinson’da kognitif işlevlerde bozulma, psikolojik ve davranışsal problemler gözlenir. Demans tanısı almamış fakat kognitif becerileri yaşıtlarına ve eğitim düzeyine göre beklenenin altında olan kişiler ise hafif kognitif bozulma (MCI) grubuna girerler.

Çeşitli beyin görüntüleme çalışmaları MCI ve AH de görülen bellek bozukluklarının sağ DLPFC’deki aktivasyon artışıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

MCI hastasıyla yapılan bir vaka çalışmasında 2 hafta boyunca inferior parietal loba toplam 10 seans (günde 2000 darbe) uygulanan yüksek frekans tekrarlayan TMS (rTMS)’nin bellek performansında artış sağladığı gösterilmiştir. Sağ DLPFC’yi baskılayan bir başka rTMS çalışmasında sözel ve sözel olmayan tanıma belleği görevlerinde başarının arttığı gösterilmiştir.

Çalışmaların neredeyse tamamında rTMS’nin dorsolateral prefrontal korteks üzerine yüksek frekans uyarım (eksite edici) uygulanmaktadır. Yaşlılarda yapılan rTMS çalışmalarında daha çok bilateral uyarım tercih edilir çünkü bir teoriye göre yaşlılarda hemisferik asimetri azalmaktadır. Ayrıca rTMS’nin hafif demans hastalarında daha etkili olduğu, ileri kognitif bozulma gösteren demans hastalarında beyin plastisitesinin değişiminin zor gerçekleştirildiği gösterilmiştir.

2-6 yıllık Alzheimer geçmişi olan hastalarda DLPFC bölgesine bilateral (sağ ve sol) yüksek frekansta uygulanan uyarımın demansa bağlı bozulma gösteren kognitif performansta (bellek, dikkat gibi) olumlu yönde artış sağladığı gösterilmiştir. Bu iyileşme halinin 3 aylık takip sonunda da korunduğunu gösteren bir çalışma bulunmaktadır.

Parkinson hastalarında yapılan TMS çalışmaları depresyon tedavisine odaklanır.

Parkinson hastalarında yapılan çalışmalar sol DLPFC bölgesine yüksek frekansta uygulanan uyarımın depresyon ve anksiyete skorlarında düşüş sağladığın, yani depresyon semptomlarını azalttığını göstermiştir.

Parkinsonlu hastalarda depresyon tedavisinde kullanılan Fluoxetin (antidepresan) ve rTMS karşılaştırması yapan bir çalışmada, rTMS’nin Parkinsonda depresyonu daha etkin tedavi ettiği gösterilmiştir.

Yapılan sınırlı sayıda çalışmaya rağmen nörodejeneratif bozukluklarda gözlenen terapötik etki rTMS’nin potansiyel alternatif bir tedavi olabileceğini göstermektedir.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.