Derin TMS ve Depresyon

İlaçlar ve psiko-sosyal müdahalelere rağmen, tedaviye cevap vermeyen depresyon hastalarının oranının %15 olduğu düşünülmektedir. Bu hastalarda, duygusal, sosyal ve ekonomik zorluklar, tedaviye rağmen, devam etmektedir.

Tedaviye dirençli depresyon söz konusu olduğunda akla ilk gelen yöntem Elektrokonvalsif Terapi (EKT)’dir. Ancak yan etkileri nedeniyle kullanımı sınırlıdır. Yan etkisi minimal düzeyde olan alternatif bir yöntem, tekrarlayan Transkranyal Manyetik Stimulasyon, yani “rTMS”dir.

Derin TMS (dTMS)

rTMS dirençli depresyonda güvenliği ve etkisi kanıtlanmış bir tedavi olarak uygulanmaktadır. Bunun geliştirilmiş versiyonu olan Derin TMS (dTMS), ağır psikiyatrik hastalıklarda kullanımı ve etkinliği onaylı, yeni bir teknolojidir. Amacı, en derin ve üst bölgeler tarafından korunan beyin bölümlerinde elektriksel alanlar yaratarak çalışmasını hızlandırmaktır.

Derin TMS (dTMS), rTMS’den farklı olarak, farklı alanlardaki beyin bölümlerine aynı anda derin müdahaleler yapabilir. Üstelik beynin üst yüzeyinde meydana gelen elektriksel alanın içeri doğru yayılmasını sağlayarak, prefrontal korteksi limbik sisteme bağlayan sinir ağlarının uyarılmasına olanak tanır. Bu ağlar en ilkel, hayati mekanizmalarla ilişkilidir. Ödül ve motivasyonla ilişkili olan beynin ödül merkezi ve ventral tegmentum bölgesini uyararak, depresyon, bağımlılık, şizofreni ve bazı nörolojik hastalıkların tedavisinde destekleyici olur.

dTMS’nin, EKT’den yarar görmemiş depresyon hastaları üzerinde etkili sonuçları olduğu rapor edilmiştir. Tedaviye dirençli hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada sol prefrontal korteksin üzerine uygulanan dTMS’nin, sürdürülebilir dikkat, görsel-mekânsal hafıza ve psikomotor hızda gelişme sağladığı gözlenmiştir.

Depresyon hastaları üzerindeki yan etkileri inceleyen bir çalışmada, motor veya prefrontal korteks üzerinde herhangi bir hasar ya da bilişsel bozulmaya rastlanmamıştır. Aynı çalışma, yüksek yoğunlukta uygulanan dTMS ile düşük yoğunlukta ve yüzeysel uygulanan dTMS’yi karşılaştırmış, düşük yoğunlukta uygulanan dTMS’nin antidepresan etkisinin azaldığını rapor etmiştir.

Yine aynı çalışma, prefrontal korteksin her iki bölgesine uygulanan dTMS ile yalnızca sol bölgeye uygulanan dTMS’nin farkına bakmış ve her iki tarafa uygulanan dTMS’nin daha az etkili olduğu görülmüştür. Bu da, depresyon ile beynin ön bölümünde oluşan “asimetri” arasındaki ilişki hipotezini destekleyen bir bulgu olmuştur.

Yaşlı hastalar üzerindeki etkisi karşılaştırıldığında, dTMS daha derin bir uyarım sağladığı için, rTMS’ye göre daha etkili bulunmuştur.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.