Genellemeler

Genellemeler… Kahrolası genellemeler. Tamamını cehennem ateşinde yakmak gerekir. Son zamanlarda düşünüyorum da herşeyi bir şeye bağlama tutkusu ruhlara musallat gerçek bir virüs. Öyle alıp yürümüş ki, hikaye koca matematiğe ana malzeme olarak yerleşivermiş. Şu meşhur “tüme varım”dan söz ediyorum. Merdivenin birinci basamağını çıkan birisi ikincisini de çıkıyorsa eh artık belli, ki, minarenin tepesine varır! diyen bir mantık. Gördüğü üç kedinin de kuyruğu varsa tüm kedileri kuyruklu sanan birisi sizce doğru yolda mıdır? Sayısız örnek verilebilir. Ki sonunda insana genelleme yoktur dedirtir. Peki ne vardır? Her olay özeldir deyip bir genelleme de ben mi yapayım… Hiç ummayın, düşmeyeceğim o tuzağa. Ve fakat çan eğrisinin bir yerine gider yerleşir herşey. Demek genel içinde yerini alır ama özeldir. Tedaviye dirençli üç şizofreni hastası görüp de hastalıktan ümidini kesen bir asistan ile iki depresifi tedavi etti diye hepsi tedaviye cevap verir diyen bir psikiyatirst aynı yerde buluşurlar. Orası mantıksızlıktan ibarettir. Bir iki hata yaptı diye bir insanı tümden ıskartaya çıkarmak… Olmaz, olmaz, olmaz!… Bakın hele genellemeler nelere de yol açıyor?. Stigmatizasyonlar, insanları damgalamalar, aşırı hayaller, aşırı korkular, mesnetsiz ümitler daha nice hatalı ve çarpık süreçler.

Bu arada bir insanı bilim adamı yapan ana özelliğin genelleme tuzağından arınmak olduğunu biliyor muydunuz? Çığır açan her buluş genel geçer inançları yere sermekten öteye ne yapmıştır? Ama sonra kendini genelleyen buluşlar… Ne de ironik değil mi? Eh, demek insanoğlu bu genelleme virüsü ile dünyaya gelmekte..

“Acaba nedir bu işin sırrı?” diye epey bir düşünmekteyim. Ancak bunun da genel bir nedeni olmadığını bilmekteyim…

Uzun lafın kısası, genellemelerde değil, bir başka yazımda ifade ettiğim gibi, gelin biz fakirler, optimumda buluşmaya çalışalım demekteyim…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.