Hastalarla kesintisiz iletişim hali

Hastalarla kesintisiz iletişim hali… Yirmili yaşlarında bir erkek hastadan söz edeceğim. İnce, uzun boyu, hafif öne eğik saygı dolu duruşu, canlı, parlak ve açık renk gözleri, hiç kaybolmayan o tebessümü ile gerçekten son derecede sempatik bir hastamdan söz etmek istiyorum. Sıkıntı, kaygı, endişe, takıntılar onun vaz geçilmezleri. Bir de ben tabi ki… Beni internetten bulmuştu. Tipik bir obsesif kompulsif bozukluk hastası idi. Ama çok farklı bir insandı. Açık sözlüydü. Bir obsesiften beklenmeyecek kadar kararlı idi. Sempatiden sonra onu tanımlayan ikinci ana kavram istikrar olsa gerekti. Aslında engebeli bir ilişki yaşantımız vardır Kimi dönem kaybolur kimi dönem o haşmetli anksiyetesiyle beliriverirdi. Elimi ayağımı birbirine dolardı. Tam yolun sonu derken birden sessizliğe gömülürdü. Arada bir de bana iyi olduğunu göstermek için iletişime geçerdi. Adeta ödül-ceza mekanizmasını oynardı benimle. Çok da entelektüeldi. Mesela, hekim bile olsanız onunla psikiyatrik konularda bilgi yarışına girmek tam bir tuzaktı! Açık söyleyeyim mat olurdunuz. İnternette okumadığı yazı yoktu desem abartmazdım her halde… Temizlik, kontrol huyu, dini ve cinsel takıntılar vs. hemen her türlü obsesyonla boğuşup dururdu. Biri gider, diğeri gelirdi. Genç adamın ailesi de en az kendisi kadar terbiyeli ve nazik insanlardı. Bu hastayı anlatmamın asıl nedeni bir dogmayı ve kalıbı kırmasıdır. Hastalarla iletişim kanallarını sürekli açık tutmanın sakıncasının olmadığını gösterir bu hikâye… Böylece hastanızı yakından tanır, ilgi ve merakınızı canlı tutarsınız. Tek sakıncası; olur-olmadık saatlerde telefona sarılmalardır. Olsun! Kendini tutamama haline gerçekten çok ama çok nadir rastlanır. Bu riske katlanmaya değecek kadar avantaj yaratır kesintisiz iletişim hali… Genç adama tekrar dönersek, şu sıralar çok iyi olduğunu görürüz. Esprileri ile kırıp geçirmektedir. Espri dedim de obsesif hastalarımdaki espri yeteneğini canlandırma yüzdesi ile sağlık dereceleri arasında bire-bir ilişki görmekteyim. İşte böyle güle-oynaya ama bazen de gerilerek ve üzülerek çalışmaya devam etmekteyiz demek bu yazıya da böylece nokta koymak istemekteyim.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.