Korku

Korku… En önemli emosyonlardan birsidir. Sağlık, yaşam, statü, güç, güvenlik, varlık, zenginlik veya değeri olan herhangi bir şey risk altında olarak algılandığında ortaya çıkan duygudur. Böylece kitabi bir giriş yaptıktan sonra özgün fikirlerime geçmek isterim. Korku bence bir insan hayatını, dikkatinizi çekerim hayatını diyorum, yönlendiren şeylerin başında gelir bence… Ömrünüz korku hissiyle tedbir almakla geçer. Korkudan rol yaparsınız. Yalan söylersiniz. Kısacası kendiniz olmaktan çıkarsınız. Korku size sizinle ilgisi olmayan bir dünya yaratır. İçine girer, kaybolursunuz. Artık siz, siz olmaktan çıkarsınız. Kimliğiniz, kişiliğiniz vesayet altındadır. Pısırık, silik ama bir o kadar da kâğıttan kaplan olursunuz. Birisi size “korkak” demeye görsün, kükrersiniz adeta… Bir şeyler açığa çıkacak, rezil olacaksınız hissi tüm bedeninizi, ruhunuzu sarıverir. Tepeden bakan davranışlarınızdaki, edanızdaki sebep odur ki, herkes sizi kahraman zanneder. Oysa siz en sefil yaratıklardan daha sefil hissedersiniz derinlerde… Ah korkular… En kötüsü artık kimden ve neden korktuğunuzu bilemez hale gelirsiniz. Herhangi bir özel durumdan, olaydan, toplumdan hatta her şeyden korkar olmuşsunuzdur. Oysa cesur ama yumuşak bireyler etrafta, kıskanırsınız onları, hem de ne düşman bilircesine… Demek kıskançlık ve gösteriş korkakların besin kaynağı olmuştur artık. Bir an gelir korkularınız sizi tümüyle ele geçirir. Artık gerçeklik yok olur. Psikoz başlar. Her şey korkutucu, herkes düşmandır. Panik yaşayabilirsiniz… Tümüyle savaş haline geçersiniz. Kılcal damarlarınıza kadar ele geçirmiştir korku sizi. Kaçacak yer yoktur. Teslim olmak ya da ölmek… Ne dehşetli bir kapandır o… Bir dağcı düşünün, tarifimize uygun… Günün birinde bir yamaçta korkudan kalakalmak onun kaderi olacaktır, şüphesiz. İleri gidemez, aşağı inemez… Bir de güvenilir bir ses yoksa etrafta. Yalçın tabiatın acımasız ellerinde oyuncak oluverir o kahraman dağcı… O halde, anlaşılan o ki özgürlük korkuları yok etmekten geçer. Neyi, kimden koruduğumuzu bir düşünmek lazım. Neden korkarız, bilmek lazım. Aslında hiç ama hiç bir şeyin kalıcı ve asıl sahibi olmadığını kavramış bir ruha minik bir gülücük korku dünyasını yerle bir etmek için yetecektir, biliyorum… Sizi aşağılayacaklar korkusuyla vazgeçtiğiniz değerlerinizle kucaklaştığınızı düşünün… Ne büyük vuslattır o… Hayali cihan değer… Korkak olmadığını birisinin, gösterişten, tepeden bakan o edadan, kıskanç değil ama işbirliğine yatkın tavrından anlarsınız. O artık cesurdur… Referanstır. Hayatın ağaç dalıdır… Düşerken tutunulan…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.