Nostalji

Nostalji… Geçmiş yaşantılara dalmaktan zevk almak… Zaman zaman öğle yemeklerinde buluştuğumuz yaşlı bir grup dostum vardır. Hemen her toplantıda birimiz eksilir ve onun anısı tazelenir. Grup oldukça bilge insanlardan oluşur. Birçoğu ülke üst düzey yönetiminde yer almıştır. Kaybedilen dostun arkasından bir süreliğine ama geçici bir süreliğine nostalji yaşanır. Geçmişten söz ederler. Derler ki, “gelecek hesabı hafiften kapandı. Artık elimizde geçmişten başka az şey kaldı”. Ben ise aralarında görece genç bir doktor olarak onların geçmişten anlatırken duydukları hazzı teneffüs eder mutlu olurum. Sonra bir nedenle fark ederler ki, bilge insanlar deneyimleri ile ülke geleceğine ışık tutmakta, Varlıkları aşırı anlam taşımaktadır. Bu anımsamaya paralel olarak nostalji dozu azalır ve geleceğe, özellikle de ülke geleceğine dair derin muhabbetler açılır. Nostalji derken aklıma gelen ilk öykü bu oldu. Bir ikincisi ise çok sıkıntılı zamanlarımda çocukluk ve gençlik yıllarıma ait fotoğraflara bakmaktan duyduğum zevktir. Adeta tüm acılarımı unutturur o anlar. Hele bir de o anıları paylaşan bir sevgili dost varsa yanımda bir de beni dinliyorsa can kulağı ile değmeyin keyfime. Sizin aklınıza ne geldi? Bilmem ama anılarınız canlandıran müzik parçalarından söz eder gibisiniz. Demek nostalji antidepresan nitelikte bir duygusal durum. Genelde beyinde amigdala hipokampüs gibi hafıza ilgili alanların üstlendiği bir işlev olduğu kanısındayım. “Benim de bir değerim var!” dersiniz. Peki ya buna ihtiyaç duyulmasına ne dersiniz? Bir depresyon hali yoksa antidepresan ne yapsın ki? Değil mi? Demek aşırı nostalji temelde bir depresyon göstergesi olsa gerek… Bir başka ifadeyle işe yaramazlık, geleceğin son bulması, her şeyin geçmişte aranması, yetersizlik hislerinin tavan yapması ile nostalji alakalı. Eğer geçmişte gözlenen şey şatafat ise hatta insan oraya saplanıp kalabilmektedir. Sanki geçmişte yaşanmış başarısız dönemler silinmiştir. Elbette insan geçmişiyle zamanda bir süreklilik arz eder. Orada meydana gelen kesintiler travmatik sayılabilir. Bu noktada yurt dışına göç edenlere de bir bakın! Kendisine gelecek vadeden bir ülkeye göç edilmişse, çok az insan geçmişine yani orijinal ülkesine geri dönmeyi yeğlemektedir. Hafiften nostalji ise geriye kalan depresyonu ört-bas etmektedir. Ama eğer bulunduğunuz anda ve yerde gelecek kaygısı artarsa nostaljik şiddetlenme ve geri göç eğilimi gözlenebilmekte. Demek nostaljinin ölçüsünde yaşandığı, depresyonun katlanılabilir seviyede olduğu, gelecek vadeden bir dünyada yaşamak çok güzeldir. Buna karşın geleceğin yok olduğu bir âlemde yaşamak, nostaljinin acı ile karışık gözyaşlarına gömülmekten başka nedir?

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.