Ödül ve ceza

Ödül ve ceza… Bu yazımla biraz da düşünelim bakalım diyorum. Yoralım zihnimizi.. Psikolojinin ana konularındandır, ödül ve ceza… Öğrenmenin, şartlı refleksin esasıdır. Uzun uzun Pavlov’dan söz edecek değilim. Ama adını yazmadan da edemedim. Lise yıllarından hatırlarsınız şu meşhur, ortamda yemek olmadığı halde, zil çalınca salyası akan köpeği… Her neyse, tabi ki normalde hepimiz ödül bekler, cezadan korkar, kaçarız. Mahkemelik olanlar konuyu çok daha iyi hayal edebilir. Hakimin karşısında esas duruşta beklersiniz. Bazıları o anda şöyle düşünebilir; insanoğlu garip yaratık. Hem kendi kendine kanunlar falan icat eder, hem de yarattığı dünyadan kaçmak ister! Bu doğru mudur? Bir düşünelim… Pek de öyle değil gibidir. Ödülün de, cezanın da beyinde özel mekanizmaları olduğunu göre, o dünya insanın “mecburen” yarattığı bir dünyadır. Peki, neden vardır bu mekanizmalar? Belki de neyin cezayı, neyin ödülü getireceğini önceden kestirmek için vardır! Yani insan doğarken beyaz bir sayfa olarak değil, ödül ve cezanın gerekçelerini bilerek, bir başka ifadeyle, kanun kitabı, kara kaplı defteri yazılı olarak geliyor… Üstüne eklenen şey tecrübe oluyor… Geçmişten ders çıkarmak… Onun da beyinde hazır mekanizması olduğunu söylersem inanır mısınız? Bazı insanların, maalesef, doğuştan tecrübe yeteneği yoksunu olduğunu, onlara cezanın caydırıcı değil ve hatta ödülü verene vefadan eser olmadığını bilir misiniz? Peki, sosyal normlar? Dedim ya hepsi beyinde sözünü ettiğim temel mekanizmalarda kendine yer buluyor. Eğer mekanizma arızalıysa ceza da, ödül de, her şey nafile oluyor… Öte yandan bir adım daha atmak gerekirse, belki söz konusu mekanizmaların tetiklediği duygusal yaşantılarda, emosyonlarda sorun vardır diye de düşünebilirsiniz. Ödül hoş bir duyguya, ceza nahoş bir duyguya yol açmıyorsa, bilişsel düzeyde olayı yaşamanın ne yararı olacak ki? Bu dahi beyinde karşılığı olan bir şey… Ne beyinmiş ama değil mi? Dört taraftan kuşatmış adeta bizleri. Eğer sağlıklı iseniz, yerinde ve ölçülü ceza almış, ceza arsızı olmamış, cezadan gülmektense ağlayan birisi iseniz, ama ödüle gülebiliyorsanız, aldığınız ödül de ceza da kara kaplı kitabınızla uyumluysa, kendinizi emin ellerde, güvende ve kainatın huzurlu bir parçası gibi hissedersiniz, karanlık evrende Tanrının mutlu kulu olabilirsiniz.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.