Sanat ve Psikiyatri

Coğrafya, insan ve değişim

Coğrafya konusunun gündem haline geldiği çeşitli düzeylerdeki sohbetlerde, bazı karamsarlık dönemlerinde daha yoğun bir biçimde olmak üzere, “coğrafya kaderdir” aforizması türünden çıkışlar da genellikle karamsar bir biçimde hemen peşi sıra geliyor; “kader” kavramının ilahi erişilmezliği ile de birlikte onun değişmezliğine işaret ediliyor. Ancak bu, bence yanlış bir genel kanıdan fazla bir şey değildir. Neden mi? Açıklamaya çalışalım.

Sanat ve toplumsal alımlanışı üzerine

Geçtiğimiz günlerde beş yıl önce vefat eden Müslüm Gürses’in çocukluktan itibaren yaşam öyküsüne odaklanan “Müslüm” filmi gösterime girdi. Büyük ihtimalle ülkenin bütün kentlerindeki salonlarda yapılan gösterimlerinde milyonlarca kişi bu filmi izledi.

Tarih değişir mi, bunun insanlar için anlamı nedir?

Gündelik hayatımızın içerisinde bile “Tarih değişmez” gibi bir takım sabitliklere gönderim yapan ifadeleri genellikle duyarız. Bunun içerisinde ilk olarak, ‘mevcut’ olanın sürekli olarak öyle kalacağı, ‘status quo’ (o anki mevcut durum) olarak işleyeceği anlamı vardır.

Ben ve Diğer-Ben’in İlişkisindeki Özgürlük Potansiyelleri

Toplumsal yapı içerisinde herhangi bir kişi bir başka herhangi bir kişinin düşmanı mıdır? Aralarında sürekli bitmeyen bir çatışma ve kavga hali mi vardır? Bunlar ünlü İngiliz siyaset filozofu Thomas Hobbes’un toplumsal alana ilişkin tasvirlerinden ikisidir. O, bir anlamıyla iki soruya da hem evet hem de hayır demektedir.

Yalnızca geçmişe sarılmak veya yalnızca geleceğe bakmak: Neden ‘şimdi’?

Mevcut dünyayla kurduğumuz ilişkilerde bir ilk adım noktası, bir başlangıç yeri tayini olarak hangi zamansallık kipinin merkezi derece belirleyici gücü olan bir konumda olacağı konusu da, insan için zaman zaman cevap verilmesi zor olan bir ana soru olarak ortada durmaktadır. İnsan hiç geçmişi düşünmemeli mi ya da tersi olarak insan gelecek üzerine planlar yapmamalı mı?

İlerleme ve Gelişim Nedir?

İlerleme, gelişim ve değişim kavramları gündelik yaşamımızın da bir parçası haline gelmiştir. “İlerlemeli, değişmeli, gelişmeli” gibi şeyleri gün aşırı duyarız neredeyse. Ancak nedir bunlar? İlerleme kavramı ve onun etrafındaki tartışmaların kökenin tarihi hemen hemen aynı gibidir denilebilir.