Saygınlık, asalet ya da ağırbaşlılık

Saygınlık, asalet ya da ağırbaşlılık… İngilizcesi “dignity” olan halden söz etmek istiyorum. Asil insan denilince aklıma Serkan adındaki hastam gelir. Lösemi nedeniyle kemik iliği nakli yapılmıştı. Hekimleri tarafından kendisini görmem istendi. Yanına gittiğimde annesi ve babası ile birlikteydi. Uyur vaziyette idi. Uyandı. Ve aklımdan çıkmayan o manzara ile yatağa oturdu. Burnu yoktu! Amansız bir mantar enfeksiyonu yüzünü o hale getirmişti. İlk tepkim “derhal plastik cerrahi konsültasyonu gerekir!” şeklinde oldu. Burnun tamir edilmesini uygun bulmuştum!… Serkan, o vakur duruşu ile “gerek yok hocam!” dedi… “Bir gün nasıl olsa yok olacak değil mi?” diye ekledi. Adeta suratıma bir tokat gibi indi o duruş… Kendime geldim… 23 yaşındaki genç hukuk talebesinin önünde saygıyla yerlere kadar eğilmek istedim. Hekimler yok yere, daha doğrusu bizzat kendi psikolojileri dayanamadığından benden konsültasyon istemişlerdi. Çok sürmedi Serkan’ı kaybettik. Ama aziz hatırası hala yüreğimdedir. O günden sonra ölüm anlayışım değişti. Her şeyi daha bir tevekkül ile karşılamak gerektiğine inanır oldum. İnsan onuruna sevdam ikiye katlandı! Yıllar sonra bir makale okudum adı “dignity therapy” idi. Son evre kanser hastaları için önerilen bir tedavi tekniği olarak öneriliyordu. Geçmişteki başarılarından söz etmeleri isteniyor. İnsanın kendine duyduğu saygıyı her an ayakta tutmasına çalışılıyordu… Malum insanoğlu zayıftır ve hırslıdır…. Ama en ufak bir güç ve tevazu gerçekten etkileyici oluyor. Ağırbaşlı olmak için ille de dini inanç sahibi olmak gerekmediğini gösteren ikinci bir hastam da Emriye hanımdı. Yine kemik iliği naklinden dolayı tanışmıştık. O kadar rasyonel bir düşünce sistemi vardı ki, ölümün kaçınılmaz bir olay olduğunu öyle derinlemesine kabul etmiş ve dik durmayı başarmıştı ki, sadece benim değil tanıyan herkesin önderi oluvermişti. Bütün bu öykülerden sonra düşünüyorum da özetle sanki esas olan ölüm korkusunu yenmekten ibaret “dignity”… Demek yüce ruhların işi.. Demek, kutsalı olanların marifeti… Dünyanın gelir-geçer maddi değerlerine tapan bir psikopatın anlayamayacağı bir şey mesela… Sevgi ve saygının aşkın halidir asalet sizin anlayacağınız…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.