Sıfırdan başlamak

Sıfırdan başlamak… Gerçekten bazen her şeye yeniden başlamak gerekir. En azından ruh sağlığımız için… Zaman zaman bir de fark edersiniz ki, kurduğunuz düzenin mahkumu olmuşsunuzdur… Öyle zamanlarda düzeni yeniden organize etmek ilk akla gelen çare olabilir. Alaşağı ver yukarı derken birden bunalırsınız. Zira görürsünüz ki, kendi ağlarınızın kurbanısınızdır. Malum hiç bir zümrüt iyi yontuldu diye elmas olmaz… Nafile kendinizi hırpalamayın… Elinizdeki taşı elmas yapmaya çalışmayın… Çıkış bulamazsınız. Ardından belki de kendinizi düzeltmeye koyulursunuz. Artık bütün oklar kendinize yönelmiştir. “Ah keşke” dersiniz. “Keşke şöyle değişik bir usta olsaydım da şu taşı elmasa çevirebilseydim!” Maalesef oradan da çıkış yoktur. Lafı fazla gevelemek istemiyorum. Vesselam baktınız ki meslek size uygun değil mesela, şartla ve yaş elveriyorsa değiştirin gitsin… Evlilik cehennem azabıma mı döndü? Ne yapsanız boşa mı çıkıyor değiştirin… Korkmayın… Herhangi bir ideolojinin peşinde misiniz… Boş verin. Hemen değiştirin. Derhal çıkın o çukurdan. “İzm”lerden kime hayır gelmiş? En içinden çıkılmaz ağlar onlar değil mi? Hangi fanatik mutlu olmuş? Üstelik bu tuzaktan çıkmanın yaşı falan da yok… Genelleme mi istiyorsunuz? Kısacası kendi kurduğunuz ağın esiri olmayın. İşler iyice Arapsaçına dönmeden hemen özgür olmayı tercih edin… Biliyorum çoğunuz “kolaysa sen değiştir!” Diyorsunuz… Benim de değiştiregeldiğim ve nihayet maksimum ölçüde sıyrıldığım “izm”lerim, meslek tercihlerim oldu. Örnek m? Psikiyatrist olmak isterdim. İlk sınavda tercih sırasına göre Diş Hekimliği denk düştü. Ayrıntılarına girmeyeceğim nedenlerle öyle oldu. Ne yapmalıydım? Yani elimde olmayan o bahtsızlıkların esiri mi olmalıydım? Elbette hayır. Sevgili eşimin verdiği büyük cesareti unutamıyorum. Yüzde doksan dokuz değil yüzde yüz başaracaksın dediğini ilk gün gibi hatırlıyorum. Üç koca yıl okuduktan sonra ikiden başlamayı yani iki yıl kaybetmeyi göze alarak mesleği değiştirdim. Her türlü güçlüğe göğüs gerdiğim bir karardı. Diş Hekimliği çok saygın bir meslekti ama kabiliyetim, isteğim bambaşkaydı. Yıllar öncesinin o kararına bakıyorum da kendi adıma çok doğru bir hareket olduğunu anlıyorum. Bir de kader deyip kestirip atanlar vardır. Kaderinde ne olduğunu ancak onu yaşadıktan sonra anlarsın. Yani sıfırdan başladıklarında dahil her şey kaderin değil mi kardeşim? Neden tembel tembel oturuyorsun? Baktın içinden çıkamıyorsun sıyrıl gitsin o cehennemden. Şimdi eşimin bana söylediğini ben de size söylüyorum. Severek, isteyerek içinde bulunacağınız bir tercihiniz mutlaka vardır. Gerçekçi ölçüler içinde olmak üzere dümeni hemen kırın o istikamete derim. Hiç merak etmeyin siz sıfırdan başlıyorsunuz diye yıkımlar falan olmaz. Unutmamalı ki, nihayetinde her birimiz kocaman bir evrensel senfoninin minicik birer notasından başka bir şey değiliz…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.