Sır

Sır… Karmaşık bir iştir sır meselesi. Saklamak zordur, söylemek ise bir o kadar tehlikeli. En zayıf noktanız sırlarınızdır! Desem yanılır mıyım? İşlediğiniz bir suç mu var? Sır olur… Beğenmediğiniz bir yönünüz mü var? Sırrını saklarsınız… Askeri sırlar, bilimsel sırlar, diplomatik sırlar, daha nerelere uzar gider sırlar. Sonra kişiler arasındaki en kuvvetli bağ ve aynı zamanda en hassas noktadır sır. En kuvvetli bağdır, zira sırrınızı bilen kişiyi aklınızdan asla çıkaramazsınız. Ya sırrınızı açık ederse! Diye içiniz içinizi yer durur. Bir an gelir o kişiden kurtulmak isteyebilirsiniz hatta… Buyurun cinayetlerin bir sebebi olarak sırrı… Demek ne kadar az sırınız var ise o kadar güvende hissedersiniz. Ve o kadar çok kendinizle barışıksınız demektir. Öte yandan kendinizi ne kadar önemsiyor ve seviyorsanız ve hatta narsisist noktalara doğru tırmanıyorsanız o kadar arttığını görürsünüz sırlarınızın… Oysa malum, sırların saklanamayacağı bir an vardır. Yaşlı insan o ana daha yakındır. Demek yaşlandıkça sırlar, sır tutmalar azalır. Ve tersi de geçerlidir… Yani gençleştikçe sırlar artar. Mesela annemin kabul günlerinde arkadaşlarıyla ve akrabaları ile benim sırlarımı fısıltıyla paylaştığına tanık olmak, adeta Taksim meydanında zorla soyundurulup öylece orta yerde bırakılmaktan farkı yoktu. Sevgisizlikten yapmadığına göre, annem neden yapardı onu bilemiyorum, ama yukarda ifade ettiğim gibi, insanlarla daha yakın bağ kurmak için bir araç olarak kullanıyordu sanıyorum. Belki de yaşlı anneme göre bildiklerinin sırla alakası yoktu. O kadar ki aleni şeylerdi… Olsa olsa toy bir genç için önemliydi. Demek ne ben onu anlayacak durumdaydım ne de o beni… Sevgili annemin affına sığınarak anlattım bu öyküyü, belki birilerine yarar diye… Her neyse, genelde toplumun, ya da vicdanımızın hoş karşılamadığı şeylerdir sırlar. Öyle büyük bir basınçtır ki, kişiyi en ciddi sırları ve tabi ki suçları itirafa yönlendirir. O basınçtan bir nara ile kurtulduğuna tanık olursunuz sır saklayanın; Yaşasın adalet! Dedirtir insana… Orada vicdanen rahatlamak, aslında bir büyük sırrın basıncından kurtulmaktır belki de… Sırrınızı yakın olmak istediğiniz insanla paylaşırsınız genelde… Ama sonra ondan kurtulma isteği var işin içinde… Sırrı kompleks yapan da buradadır işte… Bazen öyle hikâyeler işitirsiniz ki, sırların koca hayatları yönlendirdiğine tanık olur da şaşırır kalırsınız… İşte karmaşık olduğu gibi bir o kadar da önemlidir sır meselesi. Sırlarınızın azaldığı ve en azından kimlerle paylaşacağınızı bildiğiniz ve emin ellerde olduğunuz bir dünya dilerim herkese…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.