Şizofren olmak

Şizofren olmak… Koskoca bir başlıktır şizofreni. Psikiyatrinin ana sendromlarından birisi. Tüm şizofren hastalarımı temsilen adına Hasan diyeceğim bir şizofreni olgusundan söz edeceğim. Tam anlamıyla hayali bir olgu olacak. 25 yaşındadır Hasan. Askerden yeni dönmüştür. Nişanlıdır. Evlenmek istemektedir. İş aramaktadır. Anlayacağınız hayatının dönüm noktasındadır. Nişanlının beklentisi yüksektir Hasan’dan. Aslında Üniversite mezunudur. Anadolu’da bir Üniversiteden işletme diploması vardır. Ama nafile. İş veren yoktur. Ama ümitlidir. Anne-babası ortanın altında gelir düzeyinde insanlardır. Onlara karşı sorumlu hissetmekte, şu koca dünya da küçük bir rol istemektedir. Neredeyse bir yıl geçer, iş bulamaz. Ve nişanlının da sabrı taşmaya başlar. Uykuları, iştahı bozulur. Bir gece kan-ter içinde uyanır. Her şeyin sorumlusunu bulmuştur. Nişanlısı! Zaten başka erkeklerle de ilişkisi vardır. Arkadaş toplantılarında gözünden kaçmamıştır. O gece, bir ses işitir. “Haklısın” der, ses. “O kız namussuzun tekidir”. Ancak nişanlının ilişkide bulunduğu erkeklerden bazıları güçlüdür. Hasan onların kendisini takip etmekte olduğunu fark eder. Telefonları dinleniyor olabilir mesela… Ertesi günlerde Hasan’ın senaryoları böylece sürer gider. Takip işi büyür. Aklından geçenler bile izlenir haldedir. Artık yalnız bir saniyesi bile yoktur. CIA, MIT vb bir çok güçlü kuruluş Hasan’ın peşindendir. Bir yandan takip ediliyor olmak, bir yandan dehşet dolu seslerle gelen mesajlar… Hasan bir an için intihar düşünecek noktaya gelir. Onu bundan alıkoyan tek şey ana-babasıdır. Olaylar arasındaki ilişkiye bakılırsa, tüm bu olan bitenden hiç şüphe yoktur. Bir gün televizyon izlerken, resmen Hasan’dan ve nişanlısından söz edilmektedir. Konuşmacılardan birisi Hasan ve nişanlısı için “iyi” sözler söylerken, diğer tam tersine ağıza alınmayacak sözler sarf etmektedir. Hasan ruhundaki fırtınaları tam bir yıl ustaca saklamıştır. Ama vaziyeti nihayet ve ilk kez fark eden ana-babası olmuştur. Zira Hasan kendine bakamaz halde, pejmürde bir vaziyette, sürekli sigara içer ve kuşku dolu bakışlarla evde bir odadan diğerin gezer dururmuş. Doktora götürmeye karar vermişler. Hasan buna gönülsüz de olsa uymuş ve malum tanı ile o gün tanışmışlar. Şizofreni… Bu arada nişanlı çoktan terk etmiş, iş aramaktansa yine çoktan vazgeçmiştir Hasan, Hasan’ımız…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.