Sosyal Anksiyete Bozukluğu ile İlgili Araştırmalar

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu, sosyal iletişim ve performans gerektiren durumlarda ortaya çıkar; hasta seyredilmekten tedirginlik duyar. Belirgin ve devam eden hata yapma korkusu hastayı sosyal ortamlara girmekten alıkoyar. Bu korku sosyal ortamın özelliğine bağlı değildir, herhangi bir sosyal iletişimin olması anksiyetenin yükselmesi için yeterlidir (sohbet etme, sunum yapma, soruya cevap verme, kamera vb.).

  • Bilişsel (aklın karışması, unutma),
  • Davranışsal (nerede duracağını, ellerini nereye koyacağını bilememe) ve
  • Fiziksel (terleme, kızarma) belirtiler görülür.

Amerika’da yapılan çalışmalar, sosyal kaygı bozukluğunun 13 yaş ve civarında ortaya çıktığını rapor eder. Her ne kadar ciddi sıkıntı veren ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir hastalık olsa da, hastaların tedaviye ancak 15-20 yıl sonra başvurdukları görülmüştür. Kadın erkek arasında görülme oranı açısından kadınlarda daha yüksek olduğu rapor edilse de aradaki fark büyük değildir.

Bugüne kadar yapılan çalışmalar, özellikle ebeveyn – çocuk ilişkisi ve geçmiş sosyal deneyimleri işaret eder. Genetik geçiş, biyolojik faktörler ve mizaç da sosyal anksiyete nedenleri arasında gösterilmektedir.

Madde kullanımı, işsizlik, düşük sosyoekonomik durum, düşük iş performansı, düşük yaşam tatmini, intihar düşüncesi ve depresyonla ilişkili olduğuna dair çalışmalar vardır.

Sosyal anksiyete bozukluğuna eşlik eden hastalıklar arasında, duygu durum bozuklukları en büyük orana sahiptir (%39). İkinci sırada ise %11.4 oranla alkolizm gelmektedir.

13.02.2014'ten beri Facebook'tayız.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.