kaygı bozuklukları

Anksiyete bozukluğu hakkında her şey (kaygı bozukluğu)

Anksiyete türkçedeki karşılığıyla kaygı, kişide her an kötü bir şey olacakmış hissi, örneğin her an kötü bir haber alacağı yada kendisinin yahut yakınlarının başına kötü birşey geleceği endişesi ile giden bir bunaltı duygusudur.

Obsesif kompülsif bozukluk

Obsesif kompülsif bozukluk (OKB), sık görülen bir hastalık olmasına rağmen (genel toplumda yaygınlığı (% 1,6 – 2,2) çeşitli sebeplerden ötürü teşhis edilmesi gecikmektedir.

Anksiyete’nin (kaygının) tedavisi

Herhangi bir nesne, olay, durum ve düşünceyle ilişkili olarak aşırı düzeyde kaygı, evham ve telaş duyma hali olarak tarif edebileceğimiz anksiyete insanların en sık yaşadıkları ruh hallerinden biridir. Bir tehdit altında kaldıklarında insanlar büyük bir kaygı (anksiyete) duydukları gibi sinir sisteminin aşırı uyarılma belirtilerinden olan terleme, titreme, ateş basması, uyuşma, kalbin şiddetli çarpması, boğulma hissi, yabancılaşma hissi türünden ‘savaş ya da kaç’ tepkileri verirler. Bu tepkiler sempatik sinir sistemi olarak bilinen ve görevlerinden biri de tehditi savuşturmak olan sistemden kaynaklanır.

Fobi nedir? Nedenleri ve tedavi yolları nelerdir?

Bir tür kaygı bozukluğu türü olan fobi kişinin belirli durum, canlı-cansız varlık veya mekana yönelik olarak hissettiği ileri düzeydeki korku hali olarak tanımlanmaktadır. Fobisi olan kişiler belirli tehlikeleri gerçekte duyulması gerekenden daha fazla tehdit edici olarak algılayarak, tehlikeli kabul edilen bu durumlardan önemli düzeyde kaçınırlar. Bu kişiler fobinin nesnesi olan koşullarla karşı karşıya kaldıklarında ise çok büyük bir sıkıntı yaşarlar ki bu durum kendisini tam bir panik hali ve dehşet hissi şeklinde gösterebilmektedir.

Panik bozuklukta tam iyileşme mümkün müdür?

Panik bozuklukta tam iyileşme mümkündür fakat bu yoğun bir çaba gerektirmektedir. Bu çabanın birinci maddesi de hastanın “Panik atak gelecek” korkusundan kurtulmasıdır.

Obsesif kompülsif bozukluğun tedavisinde psikoterapinin yeri

Obsesif Kompülsif Bozukluğun tedavisinde psikoterapinin yeri tartışmasız çok önemlidir.