Telkinler ve beyin

Telkine açık olmak ile yoksunluk ve yoksulluk arasındaki ilişkinin biyolojik temele dayandığını düşünüyorum. Malum beyinde her şey reseptör-ligand etkileşiminden ibarettir. Ligand beyinde etkiyi başlatan bir ilaç, hormon vb. hangi bir kimyasal maddedir. Reseptör, alıcı demek olup ligandın bağlandığı protein molekülüdür. Sonrası hücre içi değişmeler ve sinirlerde ya uyarılma ya da bastırılmadır… Genellikle ligand azaldıkça reseptör sayısı artar. Bu da yoksunluğu hissedilen şeye karşı ilgiyi, bir başka ifadeyle telkiniyeti artırır. Örneğin psikoza karşı kullanılan anti-psikotik ilaçlar söz konusu olduğunda hastalığın şiddeti arttıkça artan plasebo etkisine de bakın… Yoksunluğunu hissettiğiniz şeyler konusunda verilen vaatlere dikkat! Onlara kanmak ne yazık ki kimi zaman kaçınılmaz bir yatkınlık olsa gerek… Geriye tek çare kalıyor o da irade! En gelişmişine insanda rastlanan fren mekanizması…

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.