Anksiyete Bozukluğu

Romantik İlişkilere Yönelik Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Yazar Ezgi Trak ve Müjgan İnözü’nün araştırmalarında belirttikleri gibi; Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bulaşma, kirlenme, düzenleme, kontrol, zarar verme-görme, cinsellik, dindarlık gibi farklı içeriklerde semptom türleri ve hastadan hastaya değişiklik gösteren bir bozukluktur. Kişilerarası ilişkilerin ve özellikle de romantik ilişkilerin bireylerin iyi oluş halleri üzerinde önemli bir rolünün olduğu aşikârdır. Eğer romantik ilişkiler tatmin edici bir haldeyse bu durum sıkıntı ve zorluklarla baş etme konusunda kişilerde koruyucu faktör görevi görür.

Panik Bozukluk ve Aile Desteği

Psikiyatrik hastalara bakım vermenin, kişisel tatmin, zorluklarla başa çıkma becerisi ve aile bağlarının güçlenmesi gibi olumlu etkileri olsa da hasta yakınlarında stres ve yüke de sebep olur.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu ile İlgili Araştırmalar

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu, sosyal iletişim ve performans gerektiren durumlarda ortaya çıkar; hasta seyredilmekten tedirginlik duyar. Belirgin ve devam eden hata yapma korkusu hastayı sosyal ortamlara girmekten alıkoyar. Bu korku sosyal ortamın özelliğine bağlı değildir, herhangi bir sosyal iletişimin olması anksiyetenin yükselmesi için yeterlidir (sohbet etme, sunum yapma, soruya cevap verme, kamera vb.).

OKB ile İlgili Son Gelişmeler

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kısaca, tekrarlayan rahatsız edici düşünceler ve bunlardan kurtulmak için tekrarlanan davranışlarla tanımlanır. Hayat boyu, yükselerek kendini gösterdiği iki evre vardır: Geç-çocukluk (6-11) veya erken ergenlik (11-15) ve erken yetişkinlik (20-29) yaşlarıdır.

Panik Bozukluk ve Tedavisi

Panik bozukluk tedavisinin ilk adımı, hastaya panik ve tedavisi hakkında bilgilendirme yapmaktır. Panik bozukluk ve semptomları hakkında bilgi almanın iyileştirici etkisi olduğu düşünüldüğünden, güvenilir kitap ve diğer bilgi kaynakları da sunulabilir.

Panik Bozukluk ile ilgili son gelişmeler

Bu yazıda, son zamanlarda panik bozuklukla ilgili yapılan çalışmalar özetlenmiştir. Panik bozukluğun en sık görüldüğü yaş aralığı 20-29 olup, bu yaşlarda kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Ancak yaşın ilerlemesiyle kadın ile erkek arasındaki farkın azaldığı görülmüştür. Cinsiyet ve yaş faktörlerinin yansıra düşün sosyoekonomik düzeyin de bir risk faktörü olduğu bilinmektedir.