Anksiyete Bozukluğu

Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Kişilerde kaygı bozukluklarının genel özellikleri: günlük yaşamda kendini nedensiz ve önüne geçemediği şekillerde gergin, agresif, sıkıntılı ve huzursuz hissetmesi halinde tanımlanır. Bu gibi ruhsal buhranların fiziksel olarak vücutta vuku bulduğu hali de terleme, titreme, nefes daralması, kas kasılmaları, baş dönmesi ve mide bulantısı olarak gözlemlenmektedir. Sosyal ilişkilere oldukça olumsuz yansıyan bu semptomlar kişinin günlük hayatını etkiler ve bunun yanı sıra kişinin gece uykularını da problemli bir hale getirebilmektedir. Tüm bu belirtiler kaygı düzeyi açısından normal bir endişeden ziyade kaygı bozukluklarına işaret eder.

Anksiyete Hakkında Temel Bilgiler

Anksiyete nedir?

Anksiyete ruhsal dünyamızın önemli işlevlerinden biridir. Beynimizin bir şeye ihtiyaç duyduğunun açık ifadesidir. Yani açlık, susuzluk, cinsel ihtiyaçlar gibi birtakım gereksinmelerin varlığı anksiyete ile hissedilir. “Anksiyete nedir?” sorusunun hemen arkasından diyebiliriz ki anksiyete olmazsa olmaz bir şeydir.

Romantik İlişkilere Yönelik Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Yazar Ezgi Trak ve Müjgan İnözü’nün araştırmalarında belirttikleri gibi; Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bulaşma, kirlenme, düzenleme, kontrol, zarar verme-görme, cinsellik, dindarlık gibi farklı içeriklerde semptom türleri ve hastadan hastaya değişiklik gösteren bir bozukluktur. Kişilerarası ilişkilerin ve özellikle de romantik ilişkilerin bireylerin iyi oluş halleri üzerinde önemli bir rolünün olduğu aşikârdır. Eğer romantik ilişkiler tatmin edici bir haldeyse bu durum sıkıntı ve zorluklarla baş etme konusunda kişilerde koruyucu faktör görevi görür.

Panik Bozukluk ve Aile Desteği

Psikiyatrik hastalara bakım vermenin, kişisel tatmin, zorluklarla başa çıkma becerisi ve aile bağlarının güçlenmesi gibi olumlu etkileri olsa da hasta yakınlarında stres ve yüke de sebep olur.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu ile İlgili Araştırmalar

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu, sosyal iletişim ve performans gerektiren durumlarda ortaya çıkar; hasta seyredilmekten tedirginlik duyar. Belirgin ve devam eden hata yapma korkusu hastayı sosyal ortamlara girmekten alıkoyar. Bu korku sosyal ortamın özelliğine bağlı değildir, herhangi bir sosyal iletişimin olması anksiyetenin yükselmesi için yeterlidir (sohbet etme, sunum yapma, soruya cevap verme, kamera vb.).

OKB ile İlgili Son Gelişmeler

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kısaca, tekrarlayan rahatsız edici düşünceler ve bunlardan kurtulmak için tekrarlanan davranışlarla tanımlanır. Hayat boyu, yükselerek kendini gösterdiği iki evre vardır: Geç-çocukluk (6-11) veya erken ergenlik (11-15) ve erken yetişkinlik (20-29) yaşlarıdır.