Çocuklukta yaşanan güç deneyimler ve bilişsel esneklik

Çocuklukta yaşanan güç deneyimler ve bilişsel esneklik

Çocuklukta yaşanmış güç deneyimler erişkinlikte depresyon ve kalp hastalıkları gibi türlü sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. Bu deneyimler; istismar, ihmal ve yoksunluk gibi çocuğu normal gelişimin dışına itecek çevresel faktörler olarak tanımlanabilir. Bu deneyimlerin nöral gelişimi negatif etkileyerek özellikle stratejik düşünmede etkili olan prefrontal korteks fonksiyonunu bozduğu ve bilişsel esnekliği azaltıcı etkisinin olduğu düşünülmektedir. Bunun yanı sıra, hipotalamus- hipofiz- adrenal aksına zarar vererek kişinin kısa süreli ve geçici stres uyaranlarına dahi kronik stres yanıtları vermesine neden olabilir.

Stresin kontrol edilmesi konusunda duygu kontrol stratejileri önemli rol oynamaktadır. Gross’un modeline göre duyguların düzenlenmesi, faydalı ve zararlı şeklinde tanımlanmasının hemen ardından başlamaktadır. Duygu kontrol stratejileri içerisinde, dışavurumcu bastırma ve bilişsel yeniden değerlendirme olmak üzere iki farklı metot mevcuttur. Dışavurumcu bastırma duyguları değiştirmeye yeterli olmayan, gizlemeye ve bastırmaya dayalıdır. Gereğinden fazla fizyolojik yanıta sebep olarak kişide uzun vadede kronik yorgunluk ve özgüvende azalmalara yol açabilmektedir. Yeniden değerlendirme yöntemi ise kişinin stresöre yaklaşımını değiştirmeyi hedefler. Stres, kişinin kendinden talep edilene yeterli kaynakla yanıt veremeyeceğine inanması durumunda yaşadığı duygusal deneyim olarak tanımlanabilir, kognitif yeniden değerlendirme ile kişi elindeki kaynakların yeterliliğine ikna olur; uyaran onun için tehditkâr olmaktan çıkar.

Güç deneyimlerin kişide yarattığı nöral değişimlerin patolojik olduğu varsayıldığı gibi, bazı bilişsel yetileri güçlendirdiğine dair varsayımlar da mevcuttur. Örneğin, güç deneyimler yaşamış kişiler, bu deneyimleri yaşamamış kişilere göre duygusal düzenleme stratejileri geliştirmek konusunda daha başarılı görünmektedirler. Ancak deneyimin kişiler üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişebilir ve tartışmaya açıktır. Kognitif esneklik ise çeşitli tanımları olan bir kavramdır; kimi araştırmacılar dikkatin değişen çevreye uyarlanması olarak değerlendirirken kimileri davranışların çevreye adapte edilmesi olarak değerlendirmektedir.

Miami Üniversitesi Psikoloji bölümünden Kalia ve Knauft’un yaptığı çalışmada (2020) katılımcıların zorlu çocukluk deneyimlerini, duygu kontrol stratejilerini, son bir ay içinde yaşadıkları stres düzeylerini ve sorun çözme- kriz yönetimi üzerinden bilişsel esneklik becerilerini ölçmüşlerdir.

Çalışmanın sonunda şu bulgularla karşılaşılmıştır:

  1. Duygu Kontrol Stratejisinde Fark: Aynı miktarda güç deneyim yaşamış kişilerden bilişsel yeniden değerlendirme stratejisini kullananların stres düzeylerinin bu stratejiyi kullanmayanlara göre daha düşüktür ancak
  2. Deneyimin Şiddeti: Yaşanan zorlu deneyimlerin sayısı arttıkça bilişsel yeniden değerlendirme stratejisinin stres azaltıcı etkisi azalmaktadır.
  3. Az Deneyim ve Bastırma Stratejisi: Öte yandan dışavurumcu bastırma stratejisini kullananların stres düzeylerinin daha yüksek olmasının yanı sıra, bu yöntemi kullananlardan daha az sayıda güç deneyim yaşamış olanların stresleri daha yüksektir.
  4. Duygu Kontrol Stratejisi Kullanım Sıklığı: Belirli bir değerin altında sıklıkta yeniden değerlendirme yöntemini kullananların ve belirli bir değerin üzerinde sıklıkta dışavurumcu bastırma yöntemini kullananların benzer şekilde, güç deneyim miktarından bağımsız olarak daha yüksek strese sahip oldukları görülmüştür.
  5. Bilişsel Esneklik vs. Güç Deneyim İlişkisi: Bilişsel esneklik değerlerinin ise güç deneyim miktarıyla ters orantılı olduğu görülmüştür.

Kalia ve Knauft’un çalışmasını sınırlandıran iki faktör bulunuyor: Anket cevaplarının kişilerin kendiyle ilgili olduğu için sübjektif olabilmesi ve kişilerin ekonomik durumlarının araştırılmamış olması. Nitekim sosyo ekonomik düzeyi düşük bireylerin psikolojik gelişimden bağımsız şekilde yüksek stres düzeyi içeren hayatlar yaşayabildikleri açıktır.

Sonuç olarak, bireylerin çocukluklarında yaşadığı güçlüklerin onları gündelik yaşamındaki olağan uyaranları tehditkâr olarak algılamasına neden olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar bu güç deneyimler bilişsel esnekliği negatif etkiliyormuş gibi görünse de sorunları farklı açılardan ele alabilmekle ilgili olan fonksiyonları olumsuz etkilemediği görülmüştür ki bu, güç deneyimlerle büyümüş bireyler için sevindirici olabilir.

KAYNAK:
– Kalia, V., & Knauft, K. (2020). Emotion regulation strategies modulate the effect of adverse childhood experiences on perceived chronic stress with implications for cognitive flexibility. Plos one, 15(6), e0235412.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Güncel Yazılar

    Haberler