Matematik kaygısında baba-çocuk ilişkisinin rolü

Matematik kaygısında baba-çocuk ilişkisinin rolü

Öğrenme ve Bireysel Farklılıklar (Learning and Individual Differences) dergisinde yayınlanan bulgulara göre, baba ve çocuk arasındaki güvenli bağ, çocukların matematikle ilgili başa çıkma becerilerinin gelişimi için oldukça önemli. Uzun süreli araştırma, baba-çocuk bağının kalitesinin bir yıl sonra çocukların matematik kaygısını öngördüğünü, anne-çocuk bağının ise öngöremediğini buldu.

Matematik kaygısı” terimi, matematiği çevreleyen korku ve endişeyi tanımlamak için kullanılır ve hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ortaya çıkabilir. Matematik kaygısı, okulda bir matematik problemini çözmekten bir restoranda bahşişi hesaplamaya kadar matematik gerektiren herhangi bir duruma yanıt olarak ortaya çıkabilir. Matematik kaygısının çalışma belleği ve problem çözme üzerindeki olumsuz etkisindeki nörofizyolojik süreçler hakkında bilgi edinmek için Matematik Endişesinin Bellek ve Problem Çözme Üzerine Etkisi yazımıza bakabilirsiniz.

Önceki çalışmalar, çocuklar arasında matematik kaygısının gelişiminde rol oynayan ebeveyn faktörlerini ortaya çıkarmıştı. Örneğin; ebeveynlerin evde çocuklarıyla birlikte matematiği kullanması. Ebeveyn-çocuk ilişkisinin kalitesinin çocuklar arasındaki matematik kaygısını etkilediğine dair kanıtlar da var, ancak şimdiye kadar hiçbir çalışma anne-çocuk ve baba-çocuk arasındaki belirli rolleri birbirinden ayırmamıştı.

Min Ma liderliğindeki bir araştırma ekibi, babaların çocukların matematik kaygısında annelere kıyasla daha güçlü bir rol oynadığını şöyle temellendiriyor: Babalar matematikte daha yüksek bir benlik kavramına sahip olma eğilimindedir ve annelere kıyasla çocuklarıyla daha fazla matematikle ilgili faaliyetlerde bulunma eğilimindedir. Bu, çocukların babalarının matematiği kullanmasını ve bundan zevk almasını izleyerek matematiğin önemini babalarından anlamalarının daha olası olduğu anlamına gelebilir.

Ma ve meslektaşları, Çin’in Chongqing kentindeki bir ilkokuldaki çocuklar ve ebeveynler arasında uzun süreli bir çalışma yürüttü. Çalışma bir ilk değerlendirmeyi ve ardından bir yıl sonra bir tekrar-değerlendirmeyi içeriyordu. İlk safhada çocuklar üçüncü ve dördüncü sınıflarda, ikinci safhada çocuklar beşinci ve altıncı sınıflardaydı.

Her iki safhada da çocuklar ve ebeveynleri matematik kaygısını değerlendiren anketleri doldurdu. Çocuklar ayrıca öğrenme kaygısı ve sosyal kaygı ölçümlerini tamamladılar ve ebeveynleriyle ilişkilerinin gücünü değerlendiren bir dizi soruyu yanıtladılar. 1. ve 2. safhada uygulanan standartlaştırılmış matematik başarı testlerinden alınan puanlar, çocukların matematik yeteneklerinin göstergesi olarak kullanıldı.

Verilerin analizi, ilk değerlendirmede daha zayıf bir baba-çocuk bağının, bir yıl sonra çocuklarda daha kötü matematik kaygısını öngördüğünü ortaya koydu. Üstelik bu bulgu, çocukların matematik kaygısını etkileyecek diğer faktörlerden- ebeveynlerin matematik kaygısı ve çocukların öğrenme kaygısı, sosyal kaygı ve matematik becerileri vb.- bağımsız bir sonuçtu. İlginç bir şekilde, anne-çocuk bağı, çocukların matematik kaygısının önemli bir ön gösterge değildi.

Bu bulgular üzerinde düşünürken, araştırmacılar, başarı duygusunun kontrol-değer teorisi adı verilen bir yaklaşıma yönelirler. Teori, bir kişinin başarısını kontrol altında hissettiğinde ve aktivitenin değerinin yüksek olduğunu hissettiğinde olumlu başarı duyguları (örneğin bir aktiviteden zevk alma) yaşadığını söyler. Babalar, matematiğin değerini çocuklarına matematikteki kendi benlik kavramları aracılığıyla aktarırlar, bu da çocukların matematiğe karşı olumlu duygularını artırır. Olumlu bir baba-çocuk bağı ve ilişkisi, çocuklara matematik kaygılarını hafifleten önemli başa çıkma becerileri sağlayarak, matematik mücadeleleri karşısında çocukların özerklik ve kontrol duygularını da artırabilir.

Bulguların, çocuklarda matematik kaygısını azaltmayı amaçlayan uygulamalar için bazı çıkarımlar sunuyor. Ma ve ekip, “Matematikte baba-çocuk ilişkisini hedefleyen programlar, duygu bağlantısı etkinlikleri yapmak, karşılıklı destek sağlamak, çocuklarla daha fazla zaman geçirmek ve ortak ilgi alanları ve hobiler geliştirmek gibi ev temelli uygulamalara odaklanabilir ve böylece baba-çocuk ilişkisini güçlendirebilir ve çocuklarda matematik kaygısını azaltabilir.” İfadelerinde bulundu.

Ancak yazarlar, özellikle ebeveyn-çocuk bağındaki değer ve kontrol değerlendirmelerinin rolü ve bunun çocukların matematik kaygısını nasıl etkileyebileceği ile ilgili çıkarımlarını test etmek için gelecekteki çalışmalara ihtiyaç duyulacağını belirtiyorlar.

KAYNAK:
– M. Ma, D. Li, Z. Li (2021).Longitudinal prediction of children’s math anxiety from parent-child relationships. Elsevier, vol. 88.