Para ve İnsan Psikolojiisi veya Para ve Saadet Meselesi

Para ve İnsan Psikolojiisi veya Para ve Saadet Meselesi

Paranın idaresi bir boyutuyla bir psikoloji, bir eğitim, bir kültür meselesidir. Eğitim, yol gösterme yoluyla olmaktadır. O nedenle belki kolayca tahmin edilebilecek noktalarda, küçük bir katkım olur beklentisi ile bu yazıyı kaleme almış durumdayım.

“Öyle çok parası oldu ki, banknotları tutuşturup sigarasını yakıyordu…” diyen hastama babasının şimdiki durumunu sordum. “Annemin hastabakıcılığı olmasa aç kalırdık hocam.” dedi.

Hayatımda parayla ilişkili çok ama çok söz işittim. Öykü dinledim. Değil mi ki kavganın tam ortasındaki bir meseledir, bu durum doğaldır…

Yukarıda anlattığım anekdot en çarpıcılardan birisiydi. Bir başkasında gözünü kırpmadan kol saatine dek her şeyini rest çeken kumarbaz psikolojisi vardı. Bu iki durumda para tümden değersizleştirilmekteydi.

Bir başka tutum cimriliktir. Emeğimize sonuna dek saygı duyan, garibanlar olduğu kadar, muayene ücretini rutin pazarlık konusu yapan, yarısını “iş” bitiminde ve sağlığa kavuşurlarsa ödemeyi teklif eden çok büyük sanayiciler bilirim.

Parayı bir gövde gösterisi olarak kabul eden, insan satın almanın yolu gören toprak ağaları tanırım.

Başkasının parasıyla kabadayılık yapan asalaklar ne de çoktur. Hasta yollayıp “parasını ben vereceğim” dediği halde ödemeyen aşırı talepkâr dolandırıcılara rastladım.

Hırsızlığın doğrudan fizyolojik gerekçelere bağlı olabileceği gibi, aç olduğu için ekmek çalan roman kahramanı Jean Valjean mesela, psikolojik sebeplere de dayanabileceğine, babasının cebinden aslında onun sevgisini çalan birçok çocukluk anısına şahit oldum…

Sürekli olarak gelirimi merak eden parayı bir başarı meselesi, bir rating aracı, bir değer ölçüsü olarak alanlarla karşılaştım.

Çalışanlarına, itiraz ettiklerinde işten atmakla tehdit ettikten sonra, hak ettiklerinden az verenlere tanık olursunuz. Bunların en büyük cezaları, bekledikleri performansı dolayısıyla kârı yakalayamamaları, çalışanlardan ve bazen devletten gelecek tepkilerden korkuyla, geceleri rahat uyuyamamalarıdır. .

Değil mi ki beklenenden fazla kazanıp kendini dev aynasında görmelerine, rehavete kapılmaya yol açar, çalışanlarına hak ettiklerinden fazla verenler de aynı akıbete uğrar.

Yatırımlarında büyük riske girenler, aşırı tedbirli olanlar, oturduğu yerden faizle kazananalar, ‘kazan-kazan’ı ilke edinenler, daha neler neler…

İnsanların acıma, vicdan, dini duygularına hitap eden dilenciler hayatın adeta bir parçası olmaktadır…

Dolandırıcılar insanların umudunu, hayalini nasıl da avlarlar. ‘Uyanıklar’a Galata Köprüsünü satan, Sülün Osman’ı bir düşünün. Toplumda kaptı-kaçtıcılık arttıkça sırtları yere gelmez onların

Parasının tamamını kendi zevkine harcayanlar olduğu gibi, bir de varını yoğunu yardıma harcayan sonunda muhtaç olduğunda avucunu yaladığını görenler vardır.

Liste böyle uzar gider. Aslında insan para ilişkisi psikolojinin her alanında kendine yer bulur. O nedenle dibi bucağı, evveli ezeli olmayan bir konudur.

Paradan para kazanmaya çalışmaya gelince unutulmamalıdır ki, hiç bir banka ya da tefeci, hiç bir insana kendi sırtından çok kazanmayı taahhüt etmemektedir.

Ülkesinde enflasyon o günlerde birazcık arttı diye mutfak harcamalarına katılmaktan vaz geçen, zengin İngiliz milliyetçisi bilim adamlarıyla aynı evi paylaştım. Milyarder Alman işadamı babası “Gereğinden fazla pahalı!” diyerek Amerika’daki tatilini yarıda bırakan yine bilim adamlarıyla muhabbet ettim. Ki onlardan parayı değerlendirirken ulusal çıkarları da hesaba katmak gerektiğini anladım.

Komşusu aç iken tok dolaşmaktan utanmak gerektiği gibi, komşunun da değerlerini sergileyebileceği asgari şartlar yakalamasına yardım etmenin ekonomiyi dördüncü vitese takmaya yaradığını kavradım. Bunu yaparken onurlarını rencide etmemeye özen gösterenleri buradan selamlarım. Simit ısmarlamaya kalktığım yaşlı adamın verdiği ders yok mu hiç unutulur mu? “Üstümdeki yırtık paltoya bakıp beni tanıdığını mı sandın…” dediğini hatırlarım.

Kendi değerini aşırı abartmak ciddi hayal kırıklıklarına sebep olmaktadır. Mesela bipolar affektif bozuklukta para har vurulup harman savrulmaktadır.

Obsesyonda para sıkı tutulmaktadır. Orada biriktirme tutkusu vardır ki, kaybetme korkusu had safhada olmaktadır.

Depresyonda para önemini kaybederken, depresif kumarbazda ilaç niyetine kullanılmaktadır. Kafa dağıtılmaktadır.

Antisosyal mahkumlarda koğuş ağası olunmaktadır.

Birçok durumda ise, aslında para zannedildiği kadar da önemli olmamaktadır İnsanoğluna katkı hedeflendiğinde, mesela sanat bilim ve benzeri yüce değerler yoluna hayatını verenlere rastlanmaktadır.

Bazen içinden çıkılmaz durumlarla karşılaşılmaktadır. Kendine büyük değer biçip ıskartaya atılmak zorunda kalanlar, balıkçıların değeri artsın diye çöpe attıkları palamutlara benzemekteler!

Para ile adam kullanmak en büyük risklerden birisidir ki o kişiler emeğin gerçek değerini ölçemez hale gelirler. Kullandığı adamlar tarafından bir güzel ezilirler. Demek, ensesi kalın olmak, fazla hırs yapmadan, tembel olmadan kendi işini kendi yapmakla daha kolay olmaktadır.

Özetlersek, parayla ilişki insanının kişiliğini, duygu dünyasını düşünsel yapısını yansıtmaktadır. Ona ayna tutmaktadır. Demek kişi parayla ilişkisinde kendi psikolojisini yakalamalı zaaflarını ve iyi yönlerini saptamalıdır.

Anlaşılan eldeki parayı değerlendirmek en az onu kazanmak kadar önemli olmaktadır.

Ancak, hepsi bir yana, değil mi ki sonunda ölüm vardır, mülkün sahibi belli ki Allah’tır. Bunu unutmadan, parayı doğal, ulusal, evrensel, bireysel gelişim için bir araç olarak kullananlar mutlu olmaktadır. Gelişim ise en az zararla en büyük faydayı sağlamaktır… Ne kendimizi, ne çalışanı, ne de paranın bizzat kendisini abartmadan, miktar-ı kafi diyerek, optimuma önem vererek, sürekli üretmek, üretim kalitesini artırmak, eksene insanı almak ve yatırım yoluyla kazancı değerlendirmek gerekmektedir.

Son bir kez tekrarlamak isterim ki, parayı Allah’ın emaneti ciddiyetiyle ele almak, ona büyümesi gereken hassas bir bebek muamelesi yapmak, emanet üzerinde hakkı olanları ölçülü bir şekilde kollamak gerekmektedir.

Benim de, naçizane fikirlerim böyledir…

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Güncel Yazılar

    Haberler