Tedaviye Dirençli Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Kişiler Maruz Bırakma Terapisinden Yararlanabilir

Tedaviye Dirençli Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Kişiler Maruz Bırakma Terapisinden Yararlanabilir

Klinik Psikiyatri Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar, ilk olarak ilaç tedavisinin yanında maruz bırakma terapisini test ettiler.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan hastalar, Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi’ndeki psikiyatristlerin yeni araştırmalarına göre, yaygın ilaç tedavisi seçenekleri başarısız olduğunda tedaviye maruz bırakma ve tepki önleme terapisi eklenirse semptomları önemli ölçüde azaltılabilir. Maruz bırakma ve tepki önleme terapisi, hastanın bu saplantılara yanıt olarak ritüelleri yapmaktan kaçınmak için takıntılarına yol açan tetikleyicilerle yüzleşmesinin istendiği bir tür bilişsel davranış terapisidir.

OKB, kişinin takıntıları ile ilgili stresini azaltmak için “ritüeller” i işaret eder – örneğin el hijyeni fiksasyonu ile başa çıkmak için aşırı el yıkamak gibi.

Kaygı Tedavisi ve İncelemesi Merkezi Psikiyatri bölümünde klinik psikoloji profesörü ve makalenin baş yazarı Carmen McLean “Maruz bırakma ve yanıt önleme terapisinin bu hastalara fayda sağlayabileceğini biliyoruz,” diyor. “Ancak bu iki terapinin aynı zamanda OKB için yaygın ilaç tedavilerinden yeterince fayda sağlamayan OKB hastaları için de oldukça etkili olduğunu göstermiştir.”

Daha önceki bir çalışmada, OKB ilacı için Risperdal, Plasebo hap ve haftada iki kez terapist tarafından yönlendirilen 17 maruz bırakma ve yanıt önleme terapi seansının eklenmesinin etkileri karşılaştırıldı. “İlaç veya plasebo alan hastalara kıyasla, maruz bırakma ve yanıt önleme terapisi alan hastalarda OKB semptomlarında ve depresyonda önemli ölçüde daha fazla azalma ve sadece sekiz hafta sonra içgörü, yaşam kalitesi ve sosyal işlevlerde önemli ölçüde daha fazla artış olduğunu bulduk” diyor Dr. McLean.

Mevcut çalışma, Risperal’dan yeterince yararlanamadıktan sonra 17 haftalık maruz bırakma ve yanıt önleme terapi seansını alan 32 hastayı içeriyordu. 12. ve 16. haftalardaki değerlendirmelerde semptomların iyileşmesi gözlendi; 25 (% 78) hasta tedaviyi tamamladı; 32 haftalık takip değerlendirmesinde de 17’si (yüzde 53) tedaviye yanıt verenler, 11’i (yüzde 34) mükemmel yanıt verenler olarak sınıflandırılmıştır. Geri kalan hastalar için ise, takip süresi boyunca mükemmel alınan duruma geçmelerini için ilaç değişiklikleri gerekti.

Bu çalışma, OKB hastaları için maruz bırakma terapisinin faydalarını gösteren geniş araştırma grubuna katkıda bulunmaktadır. Araştırmanın yazarlarından olan Dr. Edna Foa “Hastaların ilaç tedavisinin başarısız olması durumunda başka bir seçenek olduğunu da bilmelerini istiyoruz” diye açıkladı “Hastalarda farkındalık olursa, terapi hayat kurtarıcı olabilir.”

KAYNAK:
“Exposure and Response Prevention Helps Adults With Obsessive-Compulsive Disorder Who Do Not Respond to Pharmacological Augmentation Strategies” Carmen P. McLean, PhD; Laurie J. Zandberg, PsyD; Page E. Van Meter, PhD; Joseph K. Carpenter, BA; Helen Blair Simpson, MD, PhD; and Edna B. Foa, PhD in Journal of Clinical Psychiatry. Published online November 2015 doi:10.4088/JCP.14m09513

Fotoğraf : Lars Klintwall Malmqvist.