DERİN TMS NEDİR?

Derin TMS, 2001 yılında Prof. Abraham Zangen tarafından geliştirilmiştir. Amerikan Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü ve Brainsway firması patentini almıştır. 2003 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. Food and Drug Administration-FDA) onaylıdır. Çocuklarda uygulanabileceği rapor edilse de 16 yaş üstü uygulanması önerilir.

Derin TMS, ilaçsız ve cerrahi olmayan bir müdahaledir, anestezi gerektirmez, uygulama sırasında hasta uyanık ve bilinçlidir. Kafatasına yerleştirilen bir mekanizma ile kafatasının altına manyetik atımlar gönderilerek beyindeki hedef bölge fiziksel olarak uyarılır. Böylece, elektriksel aktivite ile çalışan nöronlar, manyetik uyarım sayesinde aktifleşir.

RANDEVU ALIN

0212 231 18 86'yı arayın
veya
formu doldurun, biz sizi arayalım

SIKÇA SORULAN SORULAR

Derin TMS hangi hastalıkların tedavisinde uygulanır?

Derin TMS, psikiyatride, şu hastalıkların tedavisinde yüksek başarı oranları ile dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır:

H1
  • Majör Depresyon
  • Bipolar Bozukluk (Manik Depresyon)
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD)
  • Şizofreni (Negatif Semptomlar)
  • Şizofreni (İşitsel Halüsinasyonlar)
H7
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
  • Kokain Bağımlılığı
  • Panik Bozukluk
  • Tourette Sendromu (Tikler)
  • Asperger Sendromu

Derin TMS’nin yan etkisi var mıdır?

Uygulama sırasında oluşan geçici baş ağrısı, geçici kulak çınlaması vb. geçici durumlar haricinde bir yan etki saptanmamıştır. Güvenli ve tolere edilebilirdir. İlk birkaç seans sonrasında ağrı devam ederse, ağrı kesici almada sakınca yoktur. Uygulama sonrasında hasta günlük yaşamına devam edebilir, araba kullanabilir. Geçici hafıza kaybı, kilo alımı, ağız kuruluğu veya cinsel problemlere neden olmaz.

Derin TMU (Deep TMS), bağımlılık tedavisinde neden önemlidir?

Bağımlılık tedavisi zor bir hastalık olduğundan tedavide bozulmuş olan beyin bölgelerinin düzenlenmesi oldukça önemlidir. Günümüzde bağımlılığın aynı şizofreni gibi kronik ve tekrarlayıcı seyreden bir beyin hastalığı olduğu ya da şeker hastalığı gibi uzun soluklu tedavisi olan kronik bir hastalık olduğu bilinmektedir. Bağımlılık bir irade bozukluğu, kişilik eksikliği ya da ahlaki zayıflıktan dolayı ortaya çıkmamaktadır. Beynin derinlerinde bulunan ödül merkezi dediğimiz alanlarda dopamin gibi nörotransmitter olarak adlandırılan hormonlardaki değişiklikler sebebi ile oluşmaktadır. Bu değişikliklerin geri çevrilmesinde derin beyin uyarımı gibi güçlü tedaviler etkin olabilmektedir.

Hangi durumlarda Derin TMU gereklidir?

Hastanın Derin TMS tedavisi alması uygun ise hızlı ve etkili bir çözüm için gereklidir. Bunun yanında, dirençli depresyonda, ilaçsız tedavi gerektiren durumlarda ve bağımlılıkta tedavi sonrası nüksetmeyi önlemede gereklidir. Bağımlılık hastalarında özellikle tedavi sonrası nüksetmenin söz konusu olduğu hallerde, hastanın bilinen tedavilere rağmen bağımlılık yapıcı maddeyi araması halinde Derin TMU yönteminin kullanılması gerekmektedir.

Derin TMU sağlık açısından risk taşır mı?

Derin TMU, klasik TMU’da olduğu gibi düşük riskli bir uygulamadır. Hem Derin TMU, hem klasik TMU diğer beyin uyarım yöntemleriyle karşılaştırıldığında hastaya girişimsel işlem yapılmadığından dolayı çok düşük riskli bir uygulama yöntemidir. Bu yöntem beyinde herhangi bir hasar bırakmaz.

DERİN TMU VE HASTALIKLAR

Derin TMU ve Majör Depresyon

Majör depresyon bireyin hayatını zorlaştıran ciddi bir beyin hastalığıdır. İlaç ve psiko-sosyal müdahalelerin yanı sıra, TMU da özellikle tedaviye dirençli, alejik, ilaçların yan etkilerinden yakınan, karaciğer-böbrek problemi olan, hamile ve lohusa hastalar için uygulanan bir yöntemdir. Majör depresyon protokolünde, beynin sol dorsolateral prefrontal korteksine (DLPFC) uygulanan manyetik alan sayesinde, depresyon nedeniyle yavaşlamış olan kortikal kan akışı, glikoz ve oksijen tüketimi olması gereken hıza geri döner. Bu antidepresan etkiye neden olur. TMU uygulamasından sonra kayda değer değişim görülen beyin alanları sol anterior singulat korteks, sol insula, sol üst temporal girus ve sağ angular girustur. Bu bölgelerdeki volüm artışı ile depresyon yoğunluğunun azalmasına korelasyon bulunmuştur. Derin TMU bu alanların yanı sıra, daha derin ve daha geniş bir alana etki etmesi sayesinde beynin ödül merkezi (nucleus acuumbens) ve ön tegmentum alanına da ulaşabilir. Standart TMU ile arasındaki bu fark majör depresyon tedavisinde Derin TMU’yu daha etkili kılmaktadır.

Derin TMU ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesif Kompuksif Bozukluk (OKB) yoğun rahatsız edici düşünceler ve tekrarlayan davranışlarla tanımlanır. Nörobiyolojik modele göre OKB, motor alan, kortiko-striato-thalamo-kortikal yolaklar, prefrontal korteks ve orbifrontal korteks ile ilişkilidir. Derin TMU, OKB tedavisinde orta prefrontal korteks ve anterior singulat korteksi hedef alır. Bu bölgelerin derin uyarımı sayesinde, duygusal ve bilişsel süreçler entegre olur, hastanın kontrol, dikkat, planlama ve kısa süreli bellek fonksiyonları gelişir.

Derin TMU ve Bipolar Bozukluk (Manik Depresyon)

Bipolar bozukluğu olan hastalarda Derin TMU despresyon epizodunda uygulanır. Majör depresyon protokolünde olduğu gibi bipolar depresyon protokolünde de hedef bölge sol dorsolateral prefrontal kortekstir (DLPFC) ve yüksek frekans uygulanır. Çalışmalar tedavi sonrasında hastanın depresyonunun ortadan kalktığını ve haftalar sonrasında uygulanan testlerle mani atağı görülmediğini rapor etmiştir.

Derin TMU ve Asperger Sendromu

Asperger Sendromu bir Otizm Spectrum Bozukluğu olup, sosyal ilişki ve iletişimde bozulmalara neden olur. Bunun yanında yavaş, kısıtlayıcı veya tekrarlayıcı davranışlar görülür. Nörobiyolojik olarak beyinde kortikal uyarım veya ketlenmede dengesizlik olduğu öne sürülür. Anterior singulat korteks, sol işitme merkezi ve sol motor alandaki düşük GABA düzeyi ile sosyal bilinç, duygu durum ve motor stereotipler arasında ilişki bulunmuştur. Derin TMU sayesinde bölgelerdeki dengesiz elektriksel alanlar eşitlenir ve semptomlarda azalma görülür.

Derin TMU ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD)

Travma Sonrası Stres Bozukluğu algısal, bilişsel, duygusal, fiziksel ve psikolojik problemlerden oluşan kompleks bir hastalıktır. Nörobiyolojik olarak PTSD’nin orta prefrontal korteks, hipokampüs ve amigdala ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Hastalığın korteks altı limbik yapılarla ilişkili olması, daha derin bir uyarım ihtiyacını doğurmaktadır. Derin TMU bu hedef alanları uyarmada güvenilir bir yöntem olarak görülmektedir.

Derin TMU ve Kokain Bağımlılığı

Kokain bağımlılığında, kullanımın nüks ettiği görülür. Bu durumdan beynin ödül merkezindeki dopamin seviyesinin düşüklüğünün sorumlu olduğu düşünülmektedir ve çalışmalar dorsolateral prefrontal korteksi hedef alan uyarımların ödül merkezini module ettiğini göstermiştir. Kokain bağımlılığında, Derin TMU orta prefrontal kortekse ve anterior singulata uygulanmakta ve yoksunluk ile nüksü önlemede başarılı bulunmaktadır.

Derin TMU ve Panik Bozukluk

Panik bozukluk, tekrarlayan ve beklenmedik panik ataklar ve bu ataklara karşı geliştirilen uyumsuz davranışlar ile tanımlanır. Nörobiyolojik olarak prefrontal korteksteki aktivitenin düşüşü ve korku ile ilişkili beyin yapılarındaki (amigdala) bozulmuş hiperaktivite ile açıklanır. Derin TMU sağ dorsolateral prefrontal korteksteki yavaşlama nedeniyle bu bölgeye yüksek frekansta uygulanır. Diğer yandan, derin uyarım sağlama imkanı ile amigdalaya verilen düşük frekans beynin farklı alanlarınnın dengelenmesini sağlar.

Derin TMU ve Tourette Sendromu (Tik)

Tikler, nöbet şeklinde gelen, hızlı, ritmik olmayan, tekrarlayan, basmakalıp motor hareketler ve seslendirmelerdir. Süplemanter (tamamlayıcı) motor alan (SMA) limbik sistem ve bilişsel süreçler arasındaki başlantıları kontrol eder. Beyin görüntüleme çalışmaları tiklerin ortaya çıkışından hemen önce bu alanda aşırı faaliyet rapor etmiştir. Derin TMU, Tourette Sendromu olan hastalarda iki taraflı olarak SMA’ya uygulanır.

Derin TMU ve Şizofreni (Negatif Semptomlar)

Şizofreni hastalarında görülen bazı becerilerin gerilemesi veya yok olması: duygulanımda, hareketlerde ve yüz ifadelerinde durgunluk, konuşmanın azalması, ilgisizlik, zevk alamama ve asosyallik negatif semptomlardır. Bu semptomlar majör depresyon, Parkinson, Alzeimer ve epilepside de görülen semptomlardır. Frontal korteks ve anterior singulat alanındaki yavaşlamadan kaynaklandığı düşünülmektedir. Derin TMU yüksek frekanslı uyarımla prefrontal kortekstteki dopamin eksikliğini ortadan kaldırarark negatif semptomların azalmasını hedeflemektedir.

Derin TMU ve Şizofreni (İşitsel Halüsinasyonlar)

Şizofrenide işitsel halüsinasyonlar hastada strese, fonksiyonel yetersizliğe, davranışların kontrolsüzlüğüne ve şiddete sebep olabilir. Konuşma algısı alanı ile ilgili olan işitsel halüsinasyonlar, sol temporoparyetal korteksteki aşırı faaliyet yüzünden ortaya çıkar. Bu nedenle düşük frekanslı Derin TMU uygulanmaktadır.

Derin TMU ve Alzheimer

Alzheimerda Derin TMU uygulaması, dorsolateral prefrontal kortekstteki bozulmuş plastisiteyi düzeltmeyi hedefler. Nöronları uyararak bilişsel fonksiyonları iyileştirdiği düşünülmektedir.

UZMANINDAN DİNLEYİN

Türkiye'de ve dünyada sayılı merkezde bulunan Derin TMS (Deep TMS) cihazı ile tedavi nasıl uygulanır?
Halaskargazi Cad. No: 103 D: 4B Osmanbey–İstanbul
0212 231 18 86
Sa - Ct: 10:30 - 20:00