Yaratıcılığın nörolojik zaman yolculuğu

Yaratıcılığın nörolojik zaman yolculuğu

Bir çocuğun kurduğu sıra dışı bir oyun, bir mühendisin geliştirdiği özgün bir çözüm, ileri yaştaki bir sanatçının yıllar sonra ortaya koyduğu etkileyici bir eser aklımıza aynı soruyu getirmektedir: Yaratıcılık belirli bir yaşın ayrıcalığı mıdır? Günlük yaşamda kabul gören düşünce, çocukluk döneminin hayal gücü açısından en verimli dönem olduğu, yaşın ilerlemesi ile birlikte yaratıcılığın giderek azaldığı yönündedir. Bilişsel bilimler alanında elde edilen güncel bulgular, bu yaygın inanışın gerçeği tam olarak yansıtmadığını göstermektedir.

Yaratıcılık; yaşam boyunca doğrusal bir çizgide ilerleyen tek bir özellik olmaktan ziyade, beyin gelişimine, bilişsel süreçlere ve yaşam deneyimlerine bağlı olarak her dönem farklı boyutlar kazanan dinamik bir zihinsel beceridir.

Bugün yaratıcılık denildiğinde yalnızca sanat ya da edebiyat anlaşılmamaktadır. Yeni bir problemi çözebilmek, alışılmışın dışında bir fikir geliştirebilmek, iş yaşamında farklı stratejiler oluşturabilmek ya da günlük hayatta pratik çözümler üretebilmek de yaratıcılığın önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle yaratıcılığın yaşam boyunca nasıl değiştiğini anlamak, yalnızca bilişsel bilimler açısından değil; eğitimden iş yaşamına, teknolojiden sağlıklı yaşlanmaya kadar pek çok alan için önem taşımaktadır.

Yaratıcılık, çok fikir üretmekten daha fazlasıdır

Toplumda yaratıcılık çoğu zaman “çok sayıda fikir üretebilme” becerisi olarak değerlendirilmektedir. Bilişsel psikoloji açısından yaratıcı düşünme bundan çok daha kapsamlıdır. Önemli olan, herkesin aklına gelen ilk çözümlerle yetinmeyip farklı düşünce yollarını keşfedebilmektir.

Beynimiz herhangi bir problemle karşılaştığında öncelikle daha önce öğrendiği ve sık kullandığı çözüm yollarına yönelmektedir. Bu durum enerji açısından oldukça verimlidir; çünkü beyin alışık olduğu bilgi ağlarını kullanmayı tercih etmektedir. Ancak yaratıcılık tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Gerçekten özgün fikirler, zihnin bu otomatik düşünce kalıplarının dışına çıkabildiği durumlarda gelişmektedir. İlk akla gelen cevabı vermekten ziyade, yaratıcılık; farklı olasılıkları araştırabilme ve alışılmış düşünce yollarının ötesine geçebilme becerisini ifade etmektedir.

Ergenlik döneminde beyin hâlâ gelişimini sürdürmektedir

Yaygın kanının aksine, ergenlik dönemi yüksek enerji ve güçlü hayal gücüne rağmen her zaman en yaratıcı dönem olmayabilmektedir. Bunun temel nedenlerinden biri, beynin planlama, dikkat, bilişsel kontrol ve karar verme gibi üst düzey işlevlerden sorumlu bölgelerinin gelişimini henüz tamamlamamış olmasıdır.

Ergen bireyler çoğu zaman belirli çözüm yolları üzerinde yoğunlaşabilmekte, ancak farklı düşünce kategorileri arasında geçiş yapma konusunda yetişkinler kadar esnek davranmayabilmektedir. Bu nedenle, akla gelen ilk çözüm doğrultusunda ilerleme eğilimleri daha belirgin olabilmektedir.

Bu durum yaratıcılık eksikliğinden değil, beynin gelişim sürecinin doğal bir parçasından kaynaklanmaktadır. Yaşam deneyimleri arttıkça bireyler yalnızca daha fazla bilgi edinmemekte, aynı zamanda bu bilgileri farklı biçimlerde bir araya getirerek yeni çözüm yolları geliştirebilmektedir.

Deneyim, yaratıcılığın güçlü bir ortağıdır

İleri yaşın yalnızca bilişsel yavaşlama anlamına geldiği düşüncesi de günümüzde giderek geçerliliğini yitirmektedir. Bazı bilişsel işlevlerde yaşa bağlı değişiklikler görülse de yaratıcılık aynı doğrultuda ilerlememektedir.

Yıllar içinde edinilen bilgi birikimi, yaşanmış deneyimler ve farklı olaylar arasında ilişki kurabilme becerisi, özgün fikirlerin oluşmasına önemli katkılar sağlayabilmektedir. Bu nedenle birçok yetişkin ve ileri yaştaki birey, yeni bir probleme yaklaşırken daha geniş bir bakış açısı geliştirebilmektedir.

Özellikle karmaşık problemlerde tek bir çözüm üzerinde ısrar etmek yerine farklı seçenekleri değerlendirebilmek, yaratıcı düşünmenin önemli bileşenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Deneyim arttıkça bu zihinsel esnekliğin de güçlenebildiği görülmektedir.

Yaratıcı düşünmenin arkasında tek bir beyin bölgesi bulunmamaktadır

Uzun yıllar boyunca yaratıcılığın beynin belirli bir merkezinde ortaya çıktığı düşünülmüştür. Günümüzde ise bunun doğru olmadığı bilinmektedir. Yaratıcılık, birbirleriyle sürekli iletişim hâlinde çalışan geniş beyin ağlarının ortak ürünü olarak değerlendirilmektedir.

Bu ağlardan biri hayal kurma, geçmiş deneyimleri hatırlama ve zihinde yeni senaryolar oluşturma süreçlerinde görev almaktadır. Bir diğer ağ ise dikkatin sürdürülmesi, planlama yapılması ve uygun olmayan fikirlerin değerlendirilmesinden sorumludur. Ayrıca hangi bilginin önemli olduğuna karar veren ve farklı zihinsel süreçler arasında geçişi düzenleyen başka bir kontrol sistemi de bu sürece katkı sağlamaktadır.

Gerçek anlamda yaratıcı bir fikir ortaya çıktığında bu sistemler birbirinden bağımsız değil, uyum içinde çalışmaktadır. İlhamın tek başına yeterli olmamasının nedeni de budur. Başarılı bir yaratıcı süreç; hayal gücü, dikkat, değerlendirme, bilişsel esneklik ve yürütücü işlevlerin dengeli biçimde bir araya gelmesini gerektirmektedir.

Özetle denilebilir ki; güncel bilişsel bilim bulguları, yaratıcılığın belirli bir yaşta zirveye ulaşıp daha sonra kaçınılmaz olarak azalan tek boyutlu bir özellik olmadığını göstermektedir. Yaşamın farklı dönemlerinde değişen bilişsel gereksinimler, edinilen deneyimler ve beynin işleyiş biçimi, yaratıcı düşünmenin de farklı şekillerde ortaya çıkmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle çocukluk, yetişkinlik ve ileri yaş birbirinin alternatifi değil yaratıcılığın farklı yönlerinin öne çıktığı doğal gelişim dönemleri olarak değerlendirilmelidir.

Yaratıcılığı yalnızca ortaya çıkan fikirlerin sayısıyla değil, bu fikirlerin ne ölçüde alışılmış düşünce kalıplarının dışına çıkabildiğiyle değerlendirmek, insan zihninin gelişimini daha doğru anlamaya katkı sağlamaktadır. Beyin yaşam boyunca değişmeye ve yeni bağlantılar kurmaya devam ettikçe, yaratıcı düşünme de bu dinamik yapının ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürmektedir.

KAYNAKÇA:
Kruse, J. A., Martin, C. S., Hamlin, N., Slattery, E., Moriarty, E. M., Horne, L. K., Ozkalp-Poincloux, B., Camarda, A., White, S. F., Oleson, J., Cassotti, M., & Doucet, G. E. (2023). Changes of creative ability and underlying brain network connectivity throughout the lifespan. Brain and Cognition, 168, 105975. DOI: 10.1016/j.bandc.2023.105975.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Bizi takip edin:

    Güncel Yazılar

    Aforizmalar