Sanat ve Psikiyatri

İnsan ve Doğa İlişkisi: Rakip mi, Parça mı?

İnsan ve doğa arasındaki ilişkinin tarihi, tarihin kendisi kadar köklü-eski bir ilişkidir. İnsan mecburi bir biçimde bir doğa’nın içine doğar. Bu ilişkinin nasıl olacağı sorusu, bugün, her zamankinden daha önemli bir soru gibi görünmektedir hepimiz için. Zira hepimizin bir parçası olduğumuz gezegenin durumu, bu soruyu çok önemli bir düzeye getirmektedir. İklim, ormanlar, doğal yaşam, kentsel kirlilik… hepsi çok acil bir şekilde alarm vermektedir. Bu yazıda insan ve doğa arasındaki ilişkinin yapısına odaklanmaya çalışalım.

Nesin Köyleri ve Özgün Bir Eğitim-Öğretim Tarzı

İzmir’in Selçuk ilçesinin Şirince mahallesinde 2007’den bu yana özgün bir işleyişi ve mantığı olan Nesin Matematik Köyü bulunmaktadır. Bu isim köyün ilk adıydı. Sonrasında Felsefe ve Sanat köylerinin de eklenmesiyle ‘Nesin Köyleri’ oldu bu mekan. Bu yazıda Nesin Köyleri’nin pratik olarak göstermekte olduğu model üzerinden eğitim, mekan, eğitimde özgün yöntemler gibi konulara odaklanmaya çalışalım.

Dil Neyi İnşa Eder? Dil ve Toplumsal Hayat Üzerine

İnsani ve toplumsal düzlemde inşa edilmiş gerçeklikler arasında yaşıyoruz. Bu alanda, para, şirketler, bütün kurumlar, mülkiyet, sosyal sınıflar, evlilik/boşanma, ırklar, cinsiyetler, eserler, sanat eserleri, dil ve hukuk yer almaktadır ve hepsi insanlar tarafından inşa edilmiş olan sosyal gerçekliklerdir.

Seçimlerimizin toplamı olarak hayat

Seçimlerimizin temel belirleyicisinin “biz” insanlar mı, yoksa daha büyük ve erişilmez düzeydeki şeyler/yapılar mı olduğu sorusu düşünce tarihindeki temel sorulardan biri durumundadır. Buna kısaca “özgür irade sorunu” ve “belirlenimcilik problemi” de denilmektedir. Gündelik yaşantımızda da, düşünsel serüvenimizde de sıklıkla karşı karşıya kaldığımız bu duruma biraz daha yakından bakmaya çalışalım.

Dil ve Düşünce: Bir İkizlik Hâli

Düşüncenin dışa vurumu ve dışarıya doğru aktarımı dil üzerinden ortaya çıkmaktadır. Dil ve düşünce: Bu iki kavram arasında doğrusal bir öncelik-sonralık ilişkisi kurmak da doğru olmayacaktır. Zira adeta birbirlerinin iç-dış edilmiş halleri gibidirler.

Kentler ve Bireysel-Toplumsal Yaşam

Yaklaşık yarım asır önce Türkiye toplumunun yüzde 75-80’i köylerde/kırda yaşıyordu. Bugün ise artık bu yüzde tam tersine dönmüş durumdadır. Türkiye toplumunun yüzde 75-80’i artık kentlerde/şehirlerde yaşıyor. Dünya genelinde de benzeri bir yüzde ve eğilim vardır.