Çocuklukta Cinsel İstismar: Beyindeki Nörogelişimsel Etkileri ve Tedavisi

Çocuklukta Cinsel İstismar: Beyindeki Nörogelişimsel Etkileri ve Tedavisi

Beynin kendini yenileyebilme kapasitesine rağmen, çocukluktaki zorlu yaşantılar (annenin gebelik ve sonrasında yaşadığı stres, gıda yetersizliği, şiddet vb.) beyin gelişimini etkilediği birçok çalışmayla ortaya konmuştur. Bu zorlu yaşantılar arasında çocuklukta yaşanan cinsel istismar, bilişsel fonksiyonlarındaki düşüşü de içine alan birçok olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Cinsel İstismarhenüz cinsel gelişimini tamamlamamış bir çocuğun ya da ergenin, bir erişkin tarafından cinsel arzu ve gereksinimlerini karşılamak için güç kullanarak, tehdit ya da kandırma yolu ile kullanılması’ olarak tanımlanabilmektedir (Çetin vd., 2008).

Çocuklukta cinsel istismarın dünyada görülme oranı rapor edilenlere göre kız çocuklarında %8-31% iken erkeklerde %3-17 arasındadır. Kurbanlar arasında kız çocukların %9’u, erkeklerin %3’ü cinsel ilişkiye zorlanmışlardır (Barth vd., 2013). Ancak bireylerin travmayı tekrardan yaşama korkusu, tacizcinin tehdidi, kişinin kendini suçlaması gibi sebeplerden dolayı bu oranlar gerçeğin altında kalabilmektedir.

Çocuklukta Cinsel İstismar: Nörogelişimsel Etkileri

Çocuklukta cinsel istismarın beyin gelişimine etkisini araştıran çalışmalar beyin yapısı ve fonksiyonu üzerinde durmuşlardır. Blanco ve arkadaşlarının (2015) yaptığı derleme çalışmasında PET, MRI ve fMRI yötemleriyle elde edilen bulgulara göre çocukluğunda cinsel istismar geçmişi olan kişilerin,

  1. Yüksek bilişsel faaliyetlerde rol alan beyin kabuğu, akıl yürütme ve dil yetisini kontrol eden prefrontal bölge, hafızadan sorumlu hipokampus, korku duygusunu yöneten amigdala, beynin iki yarıküresi arası iletişimi sağlayan korpus kalosum, beynin denge merkezi olan beyincik, stresi yönetmeyi sağlayan limbik sistem ve hipotalamus-hipofiz-adrenal aks (HPA aksı) gibi beynin birçok bölgesinin hacminde azalma ve bu bölgelerdeki faaliyetlerin göstergesi olan kan akışında azalma veya artma görülmüştür.
  2. Bölgelerdeki anormallikler depresyon, kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, dikkat ve hafıza bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, öfke, intihar düşüncesi, alkol bağımlılığı gibi bozukluklularla ilişkili bulunmuştur.
  3. Nörogelişimsel anormalliklerin sonucu bilişsel ve psikolojik sorunlar yaşayan hastalar madde kullanımı, disosyatif davranışlar, tehlike beklentisi sebepli çevreye karşı duyarlılık, kendini yaralama veya intihar davranışı, iki uçlu aşırı cinsel davranışlar gibi uyumsuz başa çıkma yöntemlerine başvurdukları görülmüştür.
  4. Yetişkinlik döneminde de devam eden bu davranışlar cinsel istismara uğrayan çocukların yetişkinlikteki partner seçimlerini, cinsel fonksiyonlarını, akademik ve iş alanındaki başarılarını olumsuz yönde etkilediği rapor edilmiştir.

Çocuklukta Cinsel İstismar: Tedavi

Çocuklukta Cinsel istismar geçmişi olan hastaların tedavisinde depresyon, kaygı, travma sonrası stres bozukluğu gibi komorbid hastalıklarının medikal tedavisinin yanı sıra travma odaklı bilişsel davranışçı, terapi (BDT) etkisi kanıtlanmış bir psikoterapi yöntemidir. Travma odaklı BDT,

  • Travma ve etkisi hakkında eğitimi,
  • Gevşeme teknikleri ve sorunlarla başa çıkmak için kullanılabilecek doğru yöntemleri,
  • İstismarla ilgili yanlış veya yararsız düşünceleri ele alan teknikleri,
  • Çocukların deneyimlerinin ayrıntılarını paylaşmalarını ve travma ile ilgili düşüncelerini ve duygularını işlemelerini sağlamak için kademeli maruz kalma yöntemini
  • İstismar ve etkisi hakkında açık iletişimi artırmak için ortak ebeveyn-çocuk oturumları
  • Çocukluk çağı cinsel istismarından önce ortaya çıkan veya bu nedenle şiddetlenen sorunlu çocuk davranışlarını yönetmek için ebeveynlik becerilerini kapsamaktadır (Hanson ve Wallis, 2018).

Sonuç olarak, birçok çalışma çocuklukta cinsel istismar geçmişi olan bireylerin beyin yapısı ve fonksiyonlarında bozulmaların olduğunu gösterse de bireyin hayatındaki koruyucu ve iyileştirici faktörlerin (destekleyici ebeveynlerin varlığı, erken tanı, bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi tekniklerinin uygulanması) bu süreci yavaşlatıp onarabildiği, tedavi için hiçbir zaman geç olmadığı unutulmamalıdır.

KAYNAK:
– Çetin FÇ, Pehlivantürk B, Ünal F, et al (Editörler). Çocuk ve ergen psikiyatrisi temel kitabı. In: İşeri E. Cinsel istismar. 1’inci Baskı, Ankara: Hekimler Yayın Birliği, 2008;470-7.

– Barth, J., Bermetz, L., Heim, E. et al. The current prevalence of child sexual abuse worldwide: a systematic review and meta-analysis. Int J Public Health 58, 469–483 (2013). https://doi.org/10.1007/s00038-012-0426-1

– Blanco, L., Nydegger, L. A., Camarillo, G., Trinidad, D. R., Schramm, E., & Ames, S. L. (2015). Neurological changes in brain structure and functions among individuals with a history of childhood sexual abuse: A review. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 57, 63-69.

– Hanson, R. F., & Wallis, E. (2018). Treating victims of child sexual abuse. American Journal of Psychiatry, 175(11), 1064-1070. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.2018.18050578