Sanat ve Psikiyatri

(Yeni) Yıl ve Zaman Algısı

Büyük şair Nazım Hikmet Ran’ın her biri çok kıymetli şiir külliyatının önemli bir parçası olan “Ben İçeri Düştüğümden Beri” başlıklı şiirinin şu üç dizesi, zaman, yıl ve onların oluşturduğu genel algıya dair etkili bir tasvir sunmaktadır.

Toplumsal İklim ve Ruh Hali/Sağlığı

Hiçbirimizin camdan fanuslar içerisinde yaşamadığımızı, ruh hali ve sağlığının, ilk bakıştaki bireysel görünümünün aldatıcı olduğunu, hem ruh halinin hem de sağlığının, bireysel bir düzeydeki bir konu olduğu kadar, en az onun kadar da güçlü ve de etkili yanlarla, hatta yer yer ondan bile fazla bir düzeyde, toplumsal bir olgu olduğunu iddia ederek, bunu açıklamaya çalışacağım.

Coğrafya, İnsan ve Değişim

Coğrafya konusunun gündem haline geldiği çeşitli düzeylerdeki sohbetlerde, bazı karamsarlık dönemlerinde daha yoğun bir biçimde olmak üzere, “coğrafya kaderdir” aforizması türünden çıkışlar da genellikle karamsar bir biçimde hemen peşi sıra geliyor; “kader” kavramının ilahi erişilmezliği ile de birlikte onun değişmezliğine işaret ediliyor. Ancak bu, bence yanlış bir genel kanıdan fazla bir şey değildir. Neden mi? Açıklamaya çalışalım.

Sanat ve Toplumsal Alımlanışı Üzerine

Geçtiğimiz günlerde beş yıl önce vefat eden Müslüm Gürses’in çocukluktan itibaren yaşam öyküsüne odaklanan “Müslüm” filmi gösterime girdi. Büyük ihtimalle ülkenin bütün kentlerindeki salonlarda yapılan gösterimlerinde milyonlarca kişi bu filmi izledi.

Tarih Değişir mi, Bunun İnsanlar İçin Anlamı Nedir?

Gündelik hayatımızın içerisinde bile “Tarih değişmez” gibi bir takım sabitliklere gönderim yapan ifadeleri genellikle duyarız. Bunun içerisinde ilk olarak, ‘mevcut’ olanın sürekli olarak öyle kalacağı, ‘status quo’ (o anki mevcut durum) olarak işleyeceği anlamı vardır.

Ben ve Diğer-Ben’in İlişkisindeki Özgürlük Potansiyelleri

Toplumsal yapı içerisinde herhangi bir kişi bir başka herhangi bir kişinin düşmanı mıdır? Aralarında sürekli bitmeyen bir çatışma ve kavga hali mi vardır? Bunlar ünlü İngiliz siyaset filozofu Thomas Hobbes’un toplumsal alana ilişkin tasvirlerinden ikisidir. O, bir anlamıyla iki soruya da hem evet hem de hayır demektedir.