İğrenme ve Takıntılar

İğrenme ve Takıntılar

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), önemli rahatsızlıklara ve işlevsel bozulmalara neden olan, zaman alıcı obsesyon ve obsesyonu engellemeye yönelik davranışlar olarak adlandırabileceğimiz kompulsiyonların varlığı ile karakterize kronik ve güçten düşürücü bir hastalıktır.

Genellikle kaygı bozukluğu ile ilişkilendirilen OKB, kaygıdan bağımsız fenomenlerin belirginleşmesi ile kendi semptomlarıyla değerlendirilmeye başlanılan bir bozukluk haline gelmiştir.

İğrenme, hoş olmayan veya rahatsız edici bir şeye karşı tiksinme veya derin bir onaylamama hissi ile karakterize edilen evrensel bir duygudur. İğrenme, gözleri ve burnu kirletici maddelerden korumaya hizmet edebilen belirgin bir yüz ifadesi (üst dudağın yukarı kalkması ve burun ve kaşların buruşması) ile karakterize edilmektedir.

OKB’de kaygının ötesindeki duygusal etkilerin tanınması, psikopatolojiye boyutsal bir yaklaşım benimsemenin artan vurgusunu takip etmektedir. Şimdiye dek elde edilen veriler, OKB’nin teorik modellerine, özellikle de kontaminasyona (bulaşma obsesyonu) dayalı OKB’ye iğrenmenin dahil edilmesinin, bozukluğu anlamamızı ve tedavi sürecini geliştirebileceğini düşündürmektedir. Yalnızca kaygının azaltılmasına odaklanmak OKB’de tedavi başarısına engel teşkil edebildiği gibi klinik kazanımları da sınırlamaktadır.

Yapılan çalışmalar tedavi sürecinde iğrenme odaklı “maruz bırakarak tepki önleme” yöntemlerinin kullanılmasının öznel iğrenme tepkilerinde azalmaya yol açtığı gösterildiğinden umut verici görünmektedir.

İğrenme üzerine yapılan beyin görüntüleme araştırmalarının çoğu kontaminasyona dayanmaktadır; dini/cinsel obsesyonları nedeniyle kendinden iğrenme duygusu bildiren OKB’li hastaların nöral aktivasyon örüntülerinin ahlaki tiksintiyi betimleyen uyaranlarla belirlenmesi bilgilendirici olacaktır.

OKB’de iğrenmenin rolünü daha fazla aydınlatmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmasına rağmen, OKB’nin teorik modellerinin iğrenmeyi içerecek şekilde yeniden yapılandırılmasını destekleyen yeterli kanıt var gibi görünmektedir.

Mevcut araştırmalar ve kontaminasyona dayalı OKB’de iğrenmenin belirgin ilişkisi ışığında, iğrenmenin OKB’ye özgü semptomların ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde önemli bir rolü olduğunu söylemek mümkün görünmektedir.

KAYNAK:
– Bhikram, T., Abi-Jaoude, E., & Sandor, P. (2017). OCD: obsessive-compulsive … disgust? The role of disgust in obsessive-compulsive disorder. Journal of psychiatry & neuroscience : JPN, 42(5), 300–306.