Psikiyatride Stigmatizasyon

Psikiyatride Stigmatizasyon

Damgalama eski zamanlarda köleleri ve suçluları teşhir etmek için vücutlarının kızgın bir demir aracılığıyla dağlanması durumu için kullanılan bir kavram olmasının yanı sıra sosyoloji ve psikoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerde aynı mantıktan yola çıkılan fakat kişilerin belirgin özellikleri dolayısıyla ötekileştirilmesi ya da bir sınıfa dâhil edilme çabası olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihte pek çok toplumda ötekileştirilmiş ve uzak durulması gerektiği düşünülen kişiler daima kızgın bir demirle olmasa da kişilerin düşünceleri aracılığıyla damgalanmışlardır. Görünen o ki kişileri kategorize etmek ve tasniflemek çoğunluğun farkında olarak ya da olmayarak takındığı bir davranış şeklidir.

Psikoloji perspektifiyle ele aldığımız zaman; bireyin yaşadığı zihinsel sorunlar ya da toplumsal normlara uymayan taraflarının diğer bireyler ya da klikler tarafından önyargı ile karşılanması durumu olarak ifade edilebilecek bir kavram olan stigmatizasyon ya da diğer tabir ile damgalama, psikiyatri kliniklerinde çokça dikkat edilmesi gereken bir hatadır. Tedaviye gelen kişinin, tedavi beklediği kişiler tarafından damgalanması ve önyargı ile tedaviye başlanılmış olması tedavi gören kişi için henüz yolun başında yapılmış bir yanlış olma özelliği taşımaktadır.

Kim Sağlıklı, Kim Değil?

Ruh hastalıkları alanında çalışanlar iyi bilmektedirler ki bir kişinin normal ya da normaldışı olduğunun belirlenmesi göründüğü kadar kolay değildir. Stigmatizasyon ve tedaviye gelenlerin teşhis anlamında ne kadar sağlıklı gözlemlendiği konusunda şüpheleri olan Stanford Üniversitesinden Dr. David Rosenhan bu konuyu psikiyatri camiasında sansasyon oluşturan deneyi ile göstermiştir.

1969 yılında gerçekleştirilmiş olan, Rosenhan Deneyi (Rosenhan Experiment) olarak bilinen fakat asıl adı ile “Thud Deneyi” (Thud Experiment) 1973 yılında Science dergisinde yayınlandığı zaman adeta yer yerinden oynamıştı.

Rosenhan ve yedi kendi gibi aklı başında arkadaşı farklı psikiyatri hastanelerinde gizlenerek doktorlar tarafından fark edilmeyi beklemişlerdi fakat doktorlar bu durumu ayırt edememişlerdi. Farklı mesleklere sahip bu sekiz sağlıklı birey Amerika’nın farklı eyaletlerine dağılarak farklı hastanelere sadece kafalarının içinde “thud” (pat!), “empty” (boş), “hollow” (kof) gibi sesler duyduklarını söylemişler ve sonrasında gayet normal davranmışlar fakat yine de her biri psikiyatri hastanelerine yatırılmışlardı. Hatta inanması biraz güç fakat bu sekiz kişiden biri hariç hepsi sadece işitsel halüsinasyonlardan bahsetmiş olmalarına karşılık şizofreni tanısı aldılar.

Deneye katılan sağlıklı bireyler hemen fark edilip rezil olacaklarını düşünürlerken, bu sonucun tam aksi gerçekleşmişti. Tek bir semptom belirterek hem teşhisleri konulan hem de hastaneye yatışları yapılan bu katılımcılar hastaneye yatışlarından sonra gayet sağlıklı davranıp üstüne üstlük ilk başta belirttikleri semptomların ortadan kalktığını da söylemiş olmalarına rağmen doktorlar koymuş oldukları tanıdan/damgadan geri adım atmamışlardı. Gün içerisinde normal davranışları gözlemleyen hastane personeli de her seferinde doktorlara bu durumun aksi şekilde negatif raporlamalar yapıyorlardı.

Deneyin sonucunda Rosenhan; hasta bir kişinin teşhis edilememesi durumunun, sağlıklı birinin yanlış tanıya maruz kalmasından daha kötü olduğunu öne sürdü ve bu tespitinin sonucunda 1980 yılında Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından hastaların teşhis kriterleri (DSM; Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) daha detaylı bir şekilde yeniden düzenlendi.

Çözüm Ne Olabilir?

Gelişen teknolojinin bizlere tıp alanında sunduğu fırsatlardan biri de beyin görüntüleme sistemlerinin (EEG, fMRI, fNIRS vb.) psikiyatrik hastalıkların tanı ve teşhisini kolaylaştırmış olmasıdır. İmkanlar dahilinde bu teknolojik yöntemlerin daha sağlıklı teşhis konulması maksadıyla kullanılması, bütün ruh sağlığı çalışanlarını tedaviye gelen şahsa karşı önyargılı olmaktan, etiketleme, damgalama gibi hatalara düşmekten alıkoyacaktır.

Sonsöz

Açıkça görüldüğü üzere psikiyatrik bozukluklar stigmatizasyona kurban gitmemek adına tanı ve teşhis esnasında hassasiyetin üst düzeyde tutulması gerekmektedir. Bu bozukluklar kırık çıkık tespiti kadar kolay değildir ve tanının koyulması sürecinde teorik ve deneyimsel yaklaşımlara ek olarak teknolojik ilerlemelerden faydalanmak hemen her pozisyonda görev yapan ruh hastalığı çalışanlarının etik ve vicdani anlamda başvurmaları gereken bir usuldür. Hepimiz unutmamalıyız ki önyargısız bir yaşam mümkün.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Güncel Yazılar

    Haberler