Şizofreni Hakkındaki Mitler ve Doğruları

Ne yazık ki ruhsal hastalıklar hakkındaki toplumsal bilgi düzeyi son derece yetersizdir. Toplumun genelinin psikiyatrik hastalıklar üzerinde sıklıkla fazlaca irdelenmemiş, kulaktan dolma ve yargılayıcı tarzdaki düşünceleri hastalıklı bireylerin tedaviye ulaşmasını geciktirerek tedaviyi zorlaştırmaktadır. En sık rastlanan psikiyatrik hastalıklardan biri olan şizofreni hakkında ise durum çok daha vahim görünmektedir. Bu yazıda şizofreni ve diğer psikiyatrik hastalıklar hakkındaki edebiyattan sinemaya, gündelik muhabbetlerden hastanelerin acillerine kadar hemen her toplumsal alanda hâkim olan mitlere değinerek, bunlara bilimsel cevaplar vermeye çalışacağız.

İşte şizofreni ve diğer psikiyatrik hastalıklar hakkındaki en yaygın 7 mit ve gerçekler:

1. mit: Psikiyatrik hastalıklar bir kalp hastalığı ya da diyabet gibi gerçek tıbbi hastalık sayılmazlar. Ruhsal hastalığı olanlar, işin özü sadece “kaçıklardır”.

Gerçek: Beyin hastalıkları aynen kalp hastalığı ya da diyabette olduğu gibi meşru ve gerçekliği olan tıbbi hastalıklardır. Binlerce bilimsel araştırma psikiyatrik bozuklukların genetik ve biyolojik nedenleri olduğunu göstermiştir. Aynı şekilde son yüzyıldaki bilgi birkimi bu hastalıkları büyük oranda tedavi edebilir düzeye ulaşmıştır.

2. mit: Şizofreni gibi ciddi ruhsal hastalığı olan kişiler tehlikeli ve saldırgan yapıdadırlar.

Gerçek: Bilimsel istatistikler psikiyatrik hastalığı olan kişilerin şiddet davranışı gösterme olasılıklarının toplumun geneline göre daha fazla olmadığını kanıtlamıştır. Şizofreni hastaları saldırgan olmaktan ziyade, dehşete kapılmış, sarsılmış ve acı çeken yapıda insanlardır.

3. mit: Ruhsal hastalıklar yanlış yetiştirmeye (kötü anne-babalığa) bağlı olarak ortaya çıkar

Gerçek: Psikiyatrik hastalıkların genetik yatkınlığa sahip kişilerin belirli çevresel nedenlere maruz kalması sonucu ortaya çıktığı kanıtlanmıştır. Şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ciddi psikiyatrik hastalıklarda ise çevresel şartların rolü ancak ikincil düzeydedir.

4. mit: Depresyon kişilik zayıflığı ve kişisel hatalar nedeniyle ortaya çıkar. Moral bozukluğu ve depresyon yeterince çaba sarf edildiği takdirde kişinin kendisinin yenebileceği bir durumdur.

Gerçek: Depresyonda kişinin beyin kimyası ve beyin işlevlerinde önemli aksamalar olduğu defalarca kanıtlanmış bir olgudur. Hastaların çok önemli bir kısmı hastalandıkları dönemde başarılı bir hayat sürdürmekte olan bireylerdir. Toplumun geri kalanına göre daha zayıf, yetersiz ve başarısız olmadıkları bilinmektedir. Yine depresyon, ilaçlar ve psikoterapiler yoluyla büyük oranda tedavi edilebilmektedir.

5. mit: Şizofreni bölünmüş/çoğul kişilik denilen bir durumdur.

Gerçek: Şizofreninin çoğul kişilik bozukluğuyla uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Şizofreni aslında milyonlarca insanı etkileyerek, bu kişilerde doğru düşünme ve davranma yetisini önemli miktarda bozan bir beyin hastalığıdır. Türkiye’de 600 bin civarında şizofreni hastası olduğuna inanılmaktadır. Bu hastaların çok büyük bölümü akıl hastaneleri ya da bakımevlerinde değil, herkes gibi evlerinde aile fertleriyle birlikte yaşamaktadır Şizofreni hastalarının hatırı sayılır bir kısmı ise tedavi ile mesleki yaşantılarına devam edebilmekte, verimli bir hayat sürdürmektedirler.

6. mit: Şizofreni hastaları hiçbir zaman tamamen normale dönemezler.

Gerçek: Şizofreni hastalığının ciddi ve yıkıcı bir psikiyatrik hastalık olduğu doğrudur. Bununla birlikte hastaların %20’sinin tedaviyle tamamen ya da tama yakın oranda hastalık belirtilerinden kurtulabilecekleri ve verimli bir hayat sürebilecek düzeye gelebilecekleri unutulmamalıdır. Hastaların yaklaşık %60-70’sinde ise düzelme orta düzeydedir, bu grupta hastalığa bağlı birçok belirti tedaviyle düzelmekte, ancak bazı belirtilerin mevcut tedavilerle tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamamaktadır. Hastaların sadece %10 ila 15’inde tedaviler büyük oranda yetersiz kalmakta, belirtiler tedaviye ya hiç cevap vermemekte ya da kısmi cevap vermektedir.

7. mit: Şizofreni bir kişilik zaafıdır.

Gerçek: Şizofreni kişinin tercihleri, geçmişte yaptıkları ve kişilik yapısından tamamen bağımsız şekilde ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır. Şizofreni hastalarının yeterince çabaladıkları takdirde hastalıklarından kurtulabileceklerini iddia etmek, epilepsi hastalarının düşünce güçleriyle nöbet geçirmekten kurtulabileceklerini ya da böbrek hastalarının spor yaparak böbrek hastalığından kurtulabileceklerini iddia etmekten farksızdır.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Güncel Yazılar

    Haberler