Majör Depresif Bozuklukta Biyobelirteçler – 3

Majör Depresif Bozuklukta Biyobelirteçler – 3

Majör Depresif Bozuklukta Biyobelirteçler yazı dizisinin ilk bölümünde biyobelirteçlerin ne olduğu, depresyonun teşhisi ve tedavi yanıtını öngörmede neden ve nasıl kullanıldığından, ikinci bölümde ise majör depresyonun teşhisi için manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle elde edilen biyobelirteçlerden bahsedilmişti. İlgili yazılara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

https://www.kemalarikan.com/major-depresif-bozuklukta-biyobelirtecler-1.html

https://www.kemalarikan.com/major-depresif-bozuklukta-biyobelirtecler-2.html

Serinin bu son bölümünde ise majör depresyonun  teşhisinde öne çıkan EEG ve PET yöntemleriyle elde edilen biyobelirteçlerden bahsedeceğiz.

Kantitatif Elektroensefalografi (QEEG)

Elektroensefalogram (EEG) kafa derisine bağlanan metal diskler yoluyla beynin elektriksel aktivitesinin izlendiği girişimsel olmayan ağrısız ve yan etkisiz bir teşhis yöntemidir. Her hastada rahatlıkla kullanılabilecek, hızlı ve ucuz bir yöntem olması nedeniyle nöropsikiyatride halen yaygın kullanılan teşhis yöntemleri arasındadır.

Majör Depresyonun Teşhisinde dinlenme durumu EEG çalışmaları, çeşitli frekanslardaki beyin dalgaları arasından alfa (8-12 Hz) dalgalarının mutlak gücünün depresyon hastalarını sağlıklı kontrollerden ayırabileceği savını ortaya koymuştur (Olbrich, 2013). Depresyon hastaları üzerinde yapılan EEG araştırmaları,

  • EEG alfa mutlak gücünün depresyon hastalarında sağlıklı kontrollere göre daha yüksek düzeyde bulunduğu (Begi ć vd.; 2011; Jaworska vd., 2012)
  • Bazı çalışmalarda alfa dalgalarının mutlak gücü yerine rölatif gücünün depresyon hastalarında yüksek olduğunu (John vd., 1988; Prichep &John, 1992)
  • Bu farkın özellikle beynin ön ve parietal ya da oksipital alanlarında meydana geldiği (Grin-Yatsenko vd., 2009; Jaworska vd., 2012; Bruder vd.,2008) bulunmuştur.
  • Ancak bazı çalışmalar bunun tam tersini ya da alfa dalgasının yanında düşük frekanslı teta dalgasının da erken dönem depresyonda ortaya çıktığını rapor etmiştir (Grin-Yatsenko vd., 2010).
  • Beynin sağ ve sol yarım kürelerindeki elektrofizyolojik aktivite farklılıkarı EEG’de asimetri olarak tanımlanmaktadır. EEG’de daha büyük sağ yanal aktivitelere sahip alfa asimetri paterni, depresyon için oldukça çalışılan bir biyobelirteç olmuştur (Gordon vd., 2010).
  • EEG’de hızlı bir frekans (> 30Hz) bandı olan Gamma dalgalarının depresyonu sağlıklı kontrollerden ve bipolar depresyondan ayırdığını, antidepresanların tedaviyle birlikte gamma aktivitesini değiştirdiğini göstermiştir (Fitzgeral ve Watson, 2018).

Positron Emisyon Tomografisi (PET)

Damar yolu ile enjekte edilen metabolik radyoaktif ajanların biriktiği normal veya patolojik dokuları görüntüleyen bir görüntüleme tekniği olup metabolik veya fonksiyonel görüntüleme için kullanılır. Majör Depresyonla birlikte beyindeki fonksiyonel değişikler PET ile kolaylıkla incelenebilmektedir. Yapılan PET çalışmaları beyindeki serotenerjik, nöro-inflamasyon ve amiloidlerin depresyonun ortaya çıkmasında risk olduğunu göstermiştir. Örneğin;

  • Beynin fronto-limbik bölgelerindeki serotoninerjik düzensizlik depresyona yatkınlığa işaret etmektedir (Frokjaer ve diğerleri, 2008).
  • İntihar girişimi olan MDB hastalarının ön beyin, beyin sapı ve putamen bölgelerinde serotonerjik düzensizliğin etkilerini destekleyen serotonin taşıyıcı bağlama potansiyelinin daha düşük olduğu görülmüştür (Nye vd. 2013).
  • İlaçsız majör depresyon hastalarının subgenual anterior singulat korteks alanlarında nöro-inflamasyonu destekleyen biyobelirteçlere rastlandı. Tedavi edilmemiş hastalardaysa bu göstergeler daha yüksekti (Richards vd., 2018).
  • Amiloid PET çalışmasına göre, hafif bilişsel bozukluğu olan majör depresyon hastalarının hafızada kilit rol oynayan hipokampüs bölgelerinde amiloid plakların birikimi gözlemlendi (Wu vd., 2018).

Sonuç olarak hem EEG hem de PET yöntemiyle elde edilen biyobelirteçler, majör depresyonun duygu düzenleme işlevinin yanında bilişsel işlevlerdeki bozulmalarıyla karakterize olduğunu göstermektedir.

KAYNAKLAR:
– Yazıda bahsedilen çalışmalar Dr. Lai’nin “Majör depresif bozuklukta tedavi yanıtlarının teşhisi ve tahmini için fronto-limbik nörogörüntüleme biyobelirteçleri” (2021) ve Dr. Olbrich’in ”Majör depresif bozuklukta EEG biyobelirteçleri: Ayırt etme gücü ve tedavi yanıtının tahmini” (2013) adlı derleme makalelerinde yer almaktadır.
– Olbrich, Sebastian; Arns, Martijn (2013). EEG biomarkers in major depressive disorder: Discriminative power and prediction of treatment response. International Review of Psychiatry, 25(5), 604–618. doi:10.3109/09540261.2013.816269.
– Lai, C. H. (2021). Fronto-limbic neuroimaging biomarkers for diagnosis and prediction of treatment responses in major depressive disorder. Progress in Neuro-Psychopharmacology and Biological Psychiatry, 107, 110234.