Mimarinin insanlar üzerindeki etkileri

Mimarinin insanlar üzerindeki etkileri

“Binalarımızı şekillendiriyoruz; sonra onlar bizi şekillendiriyor.”
– Churcil, 1943

İnsanlar kendilerini çevreleyen mekânlarla sürekli etkileşim halindedir. Beyin hayatta kalma şansını artırmak için çevreden gelen dış uyaranlara uygun tepkiler verir.

Şehirler ve binalar, insanların yaşamlarını geçirdikleri yerlerdir. Bu yerler hayatlarını şekillendirmeye yardımcı olur. Davranışlar, seçimler, duygular, fiziksel ve zihinsel sağlık bu mekanlardan etkilenebilir. İnsanlar davranış ve ruh halindeki değişikliklerde mekanın etkisinin farkında olmayabilir. Birçok değişiklik olumlu olabilse de, bazıları refahımızı, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Mimarlar ve çevre psikologları, mekanların bireyler üzerindeki etkisinin uzun süredir farkındadır. Çalışmalar insanların yapılara verdikleri tepkileri yöneten birden fazla bilinçaltı eğilim ve davranış olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Bireyler, kendilerini çevreleyen birçok ortamla aktif etkileşim halindedir. Sıcak bir oda, insanların terlemesine, rahatsız hissetmesine ve konsantre olamamasına neden olabilir. Karanlık bir oda, insanların korkmasına, tetikte kalmasına ve rahatlayamamasına neden olabilir. Doğal ışıkla iyi aydınlatılmış bir sınıf, öğrencilerin derse karşı daha dikkatli olmalarına yardımcı olabilir. Çevre her zaman onu bir düzeyde işgal eden bireyleri etkiler.

İlk olarak Santiago Ramon y Cajal tarafından formüle edildiği şekliyle, çevrenin beyinde uzun vadeli değişikliklere neden olabileceği fikri, beyin plastisitesi hakkındaki bulgularla yakından ilişkilidir. Nörobilimdeki araştırmalar, beynin, özellikle sinir devreleri ve nöronlarının, yapısal ve işlevsel değişiklikler için bir kapasiteye sahip olduğunu buldu.

Zenginleştirilmiş bir ortamda kafese kapatılan fareler üzerinde yapılan araştırmalar, beyin plastisitesinin fiziksel alan tarafından indüklendiğini doğruladı. Zenginleştirilmiş ortamlar, çeşitli uyaranlara (fiziksel ve sosyal) sahip olan mekanlardır. Bu çalışmada hayvanlar sosyal etkileşim halinde ve egzersiz yapma imkanlarına sahip (koşu tekerlekleri gibi), aynı zamanda ortamdaki çeşitli nesneler ve özellikler kullanılarak bilişsel uyarıma maruz bırakılmıştır. Ayrıca bu zenginleştirilmiş ortam sürekli olarak değiştirilmiş, farelerin dikkat ve merakını uyandıracak keşif davranışı için fırsatlar sunulmuştur. Sonuç olarak zenginleştirilmiş ortamda yaşayan hayvanlar, beyin ağırlığında, boyutunda ve öğrenmede daha iyi sonuçlar (uzaysal hafıza görevleri) sunmuştur.

İki tür nöroplastisite vardır: nörogenez (yeni nöronların üretimi) ve yeniden şebekeleme (mevcut nöronlar arasındaki bağlantılardaki değişiklikler). Birkaç beyin bölgesi nöroplastisiteden etkilense de (hipokampüs, korteks ve amigdala), hipokampus, nörogenezin gerçekleştiği bilinen tek alanıdır. Uzun süreli hafıza süreçlerinde ve uzamsal navigasyonda büyük rol oynayan bir beyin yapısıdır. Bu nedenle bireyler zenginleştirilmiş mekanlar aracılığıyla uyarıldığında uzun süreli maruz kalma hafızayı, öğrenmeyi ve uzamsal yetenekleri geliştirebilir.

Zenginleştirilmiş çevrenin aksine, bilim adamları ayrıca yoksul alanlarda yaşayan hayvanların beyinlerindeki değişiklikleri de incelediler. Bu mekanlar zenginleştirilmiş olanların tam tersiydi. Daha az sosyal ve mekansal uyaranlara sahiptiler. Sonuç olarak bilim adamları, yoksul alanlarda kafese kapatılan farelerin beyinlerinin ağırlığının azaldığını ve zenginleştirilmiş alanlardakilerden farklı sonuçlar gösterdiğini fark ettiler. Bu sonuç, zenginleştirmenin beyin plastisitesini iyileştirmeye yardımcı olmak ve onun bozulmasını önlemek için önemli olduğunu gösterdi.

Zenginleştirilmiş ortamlar beyin plastisitesini teşvik etmek için önemli olsa da, zenginleştirme ve kaos arasındaki önemli farka işaret edilmelidir. Zenginleştirilmiş ortamların çeşitli uyaranları vardır, ancak bunlar bir kalıp izler. Örneğin doğada şekil, renk, orantı, ses ve koku kalıpları vardır. Hong Kong ve New York gibi büyük şehirlerde, desenler her şeyin bir karışımıdır: diğerlerinin yanı sıra dış mekan ve ışıklar, insan ölçeğiyle orantısız gökdelenler, trafik sıkışıklığı, yoğun caddeler, kornalar ve inşaat sesleri… Bu örnekler, herhangi bir kalıp olmaksızın aşırı uyarana sahip olan kaotik ortamlardır.

Zenginleştirilmiş ortamlardan farklı olarak kaotik ortamlar, beyinde ve sağlıkta uzun vadeli olumsuz değişikliklere neden olabilir. Kentlerde yaşayan insanlar genellikle kırsal alanlarda yaşayanlara göre daha fazla ruh sağlığı sorununa sahiptir. Aynı şekilde, kentsel ortamlarda büyüyen insanlar psikotik bozukluklara, şizofreniye önemli ölçüde daha yatkındır. Son araştırmalar, bu durum için olası bir açıklamanın sadece beyin plastisitesinde değil, aynı zamanda gen-çevre etkileşiminde de yattığını göstermiştir. Kentleşmiş alanlar, psikotik bozukluklara genetik olarak duyarlı bireyleri olumsuz etkileyebilir. Bu tür sonuçların olası bir nedeni, büyük şehirlerde nüfus yoğunluğu ve kalabalık, sosyal izolasyon, hava kirliliği, gürültü, yaşam tarzı ve mekansal konfigürasyon gibi sayısız stres faktörünün yaygın olmasıdır. Bu tür çevresel stres faktörlerine uzun süre maruz kalmak, duyarlı bireyler için ciddi olumsuz etkilere neden olabilir.

Zenginleştirilmiş çevre, beyin plastisitesi ve gen-çevre etkileşimi hakkındaki tüm bulgular inşa edilmiş alanların mimari tasarımının beyni ve davranışı ne kadar şekillendirebileceğini göstermektedir. Kötü, monoton ve steril tasarımlar, can sıkıntısından fiziksel aktivite ve sosyal etkileşim eksikliğine (kısa süreli maruz kalma, kısa süreli etki) kadar çeşitli sonuçlara yol açabilir. Bu sonuçlar zamanla duygudurum ve kaygı bozukluklarına ve bilişsel işlevlerin kötüleşmesine (uzun süreli maruz kalma, uzun süreli etki) yol açabilir. Buna karşılık, bilişsel, sosyal ve fiziksel uyarım sunan mimari ortamlar, birçok fiziksel ve zihinsel hastalığı önlemeye, stresten kaçınmaya ve öğrenme ve hafıza süreçlerini geliştirmeye yardımcı olabilir.

KAYNAK:
– De Paiva, A., & Jedon, R. (2019). Short-and long-term effects of architecture on the brain: Toward theoretical formalization. Frontiers of Architectural Research, 8(4), 564-571.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Güncel Yazılar

    Haberler