Farmakogenetik testler ilaç seçimini kolaylaştırabilir mi?

Depresyon tedavisinde en zorlayıcı aşamalardan biri, hastaya en uygun antidepresanı bulmaktır. Aynı tanıyı alan iki hasta, aynı ilaca tamamen farklı tepkiler verebilir. Kimi hastada ilaç etkili olurken, kiminde yan etkiler nedeniyle tedavi yarım kalabilir. Bu durum, psikiyatride uzun yıllardır kullanılan “deneme-yanılma” yaklaşımını kaçınılmaz kılar.
Ancak Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yayımlanan geniş ölçekli yeni bir çalışma, bu sürecin genetik testlerle daha hedefli hale getirilebileceğini gösteriyor.
Genetik yapı, ilacın kaderini belirleyebilir
ABD Gaziler Sağlık Sistemi (Veterans Affairs) bünyesinde yürütülen ve yaklaşık 2.000 majör depresyon hastasını kapsayan çalışmada, hastaların genetik profillerinin antidepresan seçiminde kullanılması değerlendirildi.
Bu yaklaşımın temeli farmakogenetik adı verilen bir alana dayanıyor. Farmakogenetik, kişinin genetik yapısının ilaçları nasıl metabolize ettiğini inceleyen bilim dalıdır. Özellikle karaciğerde ilaç yıkımından sorumlu olan CYP450 enzimleri, antidepresanların etkinliği ve yan etki riskinde kritik rol oynar.
Çalışma nasıl yapıldı?
Araştırmaya katılan hastalar iki gruba ayrıldı:
- Farmakogenetik rehberli grup: Hastalardan yanak içinden alınan basit bir sürüntüyle DNA analizi yapıldı ve sonuçlar doğrudan hekimlerle paylaşıldı.
- Standart bakım grubu: Aynı genetik testler yapıldı ancak sonuçlar ilk 24 hafta boyunca hekimlere verilmedi.
Genetik test sonuçlarında ilaçlar üç kategoriye ayrıldı:
- Genetik açıdan uyumlu
- Orta düzey etkileşim riski
- Belirgin (yüksek) etkileşim riski
Sonuçlar ne gösterdi?
Genetik bilgiye erişimi olan hekimlerin, vücudun zor metabolize edeceği ilaçlardan belirgin şekilde kaçındığı görüldü.
- Farmakogenetik rehberli grupta hastaların %59’u, genetik açıdan uyumlu bir antidepresan kullandı.
- Standart bakım grubunda bu oran yalnızca %26 idi.
- Yüksek riskli ilaç yazımı, genetik bilgiye sahip hekimlerde belirgin biçimde daha düşüktü.
Peki klinik fayda var mıydı?
Evet, sınırlı ve dikkatle yorumlanması gereken bir fayda görüldü.
Genetik rehberli tedavi alan hastalarda:
- 8. ve 12. haftalarda depresyon belirtilerinde daha hızlı iyileşme ve remisyon oranları gözlendi.
- Ancak 24. haftada, iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlılığını kaybetti.
Bu durum, genetik testlerin herkesi mucizevi biçimde iyileştirmediğini, ancak bazı hastalar için tedaviye giden yolu kısalttığını düşündürüyor.
Kimler daha çok fayda görüyor?
Çalışmanın başyazarı David Oslin’e göre, depresyon hastalarının yaklaşık %15–20’si, standart antidepresanları genetik nedenlerle verimsiz ya da sorunlu metabolize ediyor. İşte farmakogenetik testler özellikle bu grup için anlamlı.
“Bu testler hangi ilacın depresyonu iyileştireceğini söylemez. İlacın vücutta nasıl işlendiğini söyler,” diyor Oslin.
Yani testler, ilacın:
- Çok hızlı parçalanıp etkisiz kalacağını mı,
- Yoksa yavaş parçalanıp yan etki riskini mi artıracağını gösterir.
Sonuç: Ne beklemeli, ne beklememeli?
Bu çalışma, farmakogenetik testlerin:
- Düşük riskli,
- Uygulaması kolay (tek seferlik yanak sürüntüsü),
- Bazı hastalar için klinik olarak anlamlı fayda sağlayan bir araç olabileceğini gösteriyor.
Ancak bu testler:
- Psikiyatrik değerlendirmelerin,
- Klinik deneyimin,
- Hasta-hekim iş birliğinin yerini tutmadığı unutulmamalıdır.
Farmakogenetik testler, depresyon tedavisinde “kime, ne zaman, ne kadar” sorularına daha bilinçli yaklaşmamıza yardımcı olabilir. Özellikle daha önce çok sayıda ilaç denemiş, yan etki yaşamış ya da yetersiz yanıt almış hastalarda, doğru kullanıldığında değerli bir destek sunabilir. Yapılan geniş ölçekli çalışmalarla, tıpta kişiye özgü tedavi döneminde farmakogenetik testlerin kullanımının yaygınlaştığı görülmektedir.
KAYNAKÇA:
– Oslin, D. W., Lynch, K. G., Shih, M. C., Ingram, E. P., Wray, L. O., Chapman, S. R., … & PRIME Care Research Group. (2022). Effect of pharmacogenomic testing for drug-gene interactions on medication selection and remission of symptoms in major depressive disorder: the PRIME care randomized clinical trial. Jama, 328(2), 151-161.
Bizi takip edin: