Kısa Öyküler

Küçük Bir Destek

Hastayı yatağında görmesi istenmişti. Bunun için büyük bir hastanenin yanık ünitesine gitmesi gerekiyordu. Gitti de… Gördüğü manzara hiç hoş değildi. Ünite adeta dökülüyordu. Duvarlarda su sızıntıları, tavanlarda örümcek ağları daha fazlasını irdelemeye gerek bırakmıyordu. Tek kelimeyle pis bir ortamdı ve bir yanık ünitesi enfeksiyonlara karşı maksimum korunaklı olmak zorundaydı.

Sapla Saman Karışınca

Boynu bükük yaşlı adam onurlu bir duruşla anlatıyordu. Ama gözlerindeki yalvarışı saklayamıyordu.

Kumar: Bir Ruhsal İrin

Ta çocukluğundan beri saldırgandı. Hemen tüm yaşıtları ondan korkardı. Öfkelenecek bir şey bulamaz ise Allah’a yönelirdi. Dedelerinden ona geçen adeta irsî bir özellikti agresyon.

Kötünün İyisi Olmak

Şişman, kısa boylu adamın saçları darmadağınıktı. Belli ki günlerdir tıraş olmuyordu. Dişleri sapsarı idi. Kısacası kendine bakımdan eser kalmamıştı. Ümitsiz bir ses tonu ile hekime “Beni bu dertten kurtarın size varımı yoğumu vereceğim.” diyerek söze başladı. Ve arabasının anahtarını hekime doğru masanın üstüne koydu. İlk teklif ettiği şey oydu.

Sado-Mazohizm: Şeytani Bir Tezgâh

Yüz kaslarına dek titriyordu. Kendisine ikram edilen çayı reddetti. Bardağı tutamayacak haldeydi.

Öfkeli Adam

Çocukluk yılları ahşap, eski bir binanın üçüncü katında geçmişti. Onca kedi vardı ki evde… Ancak yıllar sonra fareleri avlasınlar diye evin büyüklerinin büyük itina ile beslediklerini anlamıştı. Oysa o yıllarda, minicik ama koca yürekli bir çocukken, hepsinin birer oyun arkadaşı olduğuna inanırdı adeta. Ta ki bir gün sarı tüylü, sarmanlardan birisi elini acımasızca tırmalayana dek… O günden sonra sevgi artık katıksız değildi. Korku karışmıştı bir kere.

ONLINE RANDEVU