Sado-Mazohizm: Şeytani Bir Tezgâh

Yüz kaslarına dek titriyordu. Kendisine ikram edilen çayı reddetti. Bardağı tutamayacak haldeydi.

“Ne acınası bir durum.” diye düşündü doktor.

Nazikçe şikâyetini sordu. Adam, uzunca bir süre sonra suskunluğunu bozdu.

“En baştan mı anlatayım?” dedi. Hekim mevcut durumdaki sorunlarını anlatarak işe başlayabileceğini ifade ettiyse de, o en baştan başlamayı tercih etti.

Kimya mühendisiydi. Çok iyi bir üniversiteden, başarıyla mezun olmasına rağmen bir şirkette zar-zor iş bulmuştu. Aylık geliri ancak yetecek kadardı. Bir de annesi vardı Bakması gereken… Fakat işini kısa zamanda kavramış ve diğer eski çalışan mühendislerle uyumlu bir tempo yakalamıştı bile.

Dikkat çekici bir zekâ ve olgun kişiliğe sahipti. Hareketleri, konuşması ağır ve kendinden emindi. Durum genel müdürün dikkatinden kaçmıyordu. Ona karşı teşvikte epey bir cömert davranıyordu. Belli ki kısa süre sonra çok daha iyi pozisyona getirilecek, geliri ve imkânları ona paralel olarak artacaktı.

Her şeyden önemlisi güvenilir, emin bir insandı.

Tavırları, fiziği, zekası, insan ruhunu anlama yeteneği, yani empati kabiliyeti oldukça çekici bir erkek olmasını sağlıyordu. Ki, iş yerindeki kadınların hemen hepsi onunla diyaloğa geçmek için adeta yarışıyorlardı.

Aralarında öyle birisi vardı ki, genç adamı etkisine alıvermişti. Hatta fazla uzun sürmemiş, ruhunu esir almıştı. Sürekli onu düşünüyor, gözlerini ondan ayıramıyor, en ufak bir fırsatı kaçırmaksızın iletişime geçiyordu.

Nihayet, ikilinin kendilerini bir otel odasında bulması uzun sürmedi. Adam oldukça tutucu bir ailede yetişmişti. Ve bir kadına ilk defa tutkuyla bağlanmıştı. Kadınla sevişmek. Tutkunun somut ifadesi haline gelmişti. Her yerde ve zamanda birbirlerini şehvetle baştan çıkarıyor, sevişiyorlardı.

Kadının evli olması, ne onu ne de kadını hiç mi hiç ırgalamıyordu. Umursamıyorlardı. Ancak, zaman geçtikçe adam kadının kocasını sorgular hale gelmiş ve kıskanır olmuştu. Kadın her seferinde kocasıyla cinsel hayatlarının olmadığını zaten boşanmaya niyetli olduğunu ifade ediyordu.

Bir süre sonra kadın bir şey keşfetmişti. Adamın kıskançlığından gizli bir zevk almaktaydı. Kıskanılmaktan haz duyuyordu. Hatta adamı daha fazla kıskandırmak için fırsat kollamaya başlamıştı. Adamı kışkırtmanın her türlü yolunu kullanıyordu. Kocasıyla bir gece önce nasıl seks yaptığını vesaire anlatıyordu. Adam bir yandan kadının konuşmasına fırsat veriyor, bir yandan acı içinde kıvranıyor, aynı anda cinsel olarak uyarılıyor, erekte oluyor ve kadını o vaziyette cinsel ilişkiye zorluyordu.

İlişki o hale geldi ki adam artık işi ve hayata dair her şeyi bırakmış sado-mazohist bir turnikeye girmişti. Arkadaşları, yöneticileri ve en çok da annesi gelişmeleri kaygıyla izler hale gelmişlerdi. Kendine bakımı azalmış, cep telefonundan, bilgisayardan her yerden kadının ilişkilerini takibe almıştı.

Bir gün kadın kocasına bağlı olduğunu ondan ayrılamayacağını anladığını söyledi. Kesin ve kararlı bir ifadesi vardı. Tam da adam, elinde kalan son irade kırıntısıyla, kadına evlenme teklifinde bulunacakken. Ve o erotik, ama hastalıklı, kısır döngüyü kıracak tek çıkar yolun evlilik olduğunu idrak etmişken.

Oysa kadının kesin ifadesi tüm yolları tıkamıştı. Kadın konuşmaya devam etti:

“Ancak eğer dilersen üçlü bir hayatımız olabilir. Kocamın senden haberi olmaz… Ve ilişkimiz bu şeklide devam eder gider.”

Bu konuşmadan hemen sonra, o akşamdan itibaren, adamın sinir sitemi artık dayanamaz hale gelmişti. Uyku, iştah, kendine bakım vs. tüm yaşamsal işlevleri bir gecede tümüyle adeta iflas etmişti.

Nihayet ne yapacağını bilemez halde, intihar ve cinayet fikirleri ile dopdolu bir vaziyette doktora gelmeyi akıl etti. Bu yapabileceği son hamleydi.

Hekim üstlendiği rolün bilincindeydi. Adama her an iletişimde olabilmesi için adeta açık çek verdi. Hastasının aslen değerli bir insan olduğunu hissedebilmesi için elinden geleni yapmakta kararlıydı. Ta ki özel cep telefonunun numarasını hastasına verene dek…

Yoğun bir depresyon ve anksiyete yaşayan hastasını, kadının, daha doğrusu yaşanan ilişkinin pençesinden kurtarmak için tıbbın tüm imkânlarını seferber edecekti…

Hastadan beklenen tek şey; yaşanan durumun patolojisini iyice fark etmesi, olayı kadın ya da ahlak meselesi değil sağlık meselesi olarak alması, korkmaması ve nihayet kocaman bir ümitle hekime oradan da gerçeklere sımsıkı bağlanmasıydı.

Hekim ne kadını ne de adamı yargılamıyordu. Sadece anlamakla, hiç olmazsa anlamaya çalışmakla meşguldü.

Ortada şeytani bir tezgâh vardı sanki. Bakalım akıl ve sabır hâkimiyeti ele alabilecek mi diye düşünedurdu doktor…

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Veri Sorumlusu: Prof. Dr. Kemal Arıkan
    Adres: Halaskargazi Cad. No: 103, Gün Apt, Daire: 4B, 34371 Osmanbey/İstanbul
    E-posta: info@kemalarikan.com

    Paylaşmış olduğunuz kişisel ve özel nitelikli kişisel verileriniz, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak ve Tıp mevzuatı kapsamında yerine getirmiş olduğumuz hizmet ve faaliyet amaçlarımız ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmektedir. Danışanlarımız için hazırlanan Danışan KVKK aydınlatma Metnini ayrıca okuyunuz.

    Kişisel Verilerinizin Toplanması Usulü ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz elektronik ortamda toplanmaktadır. Web sitemizdeki randevu alın kısmında form doldurduğunuzda da burada amaçla bağlantılı veri toplama faaliyeti yapılmış olacaktır.  Web sitemiz ve randevu Formunun bağlı olduğu e-posta yurt içi sunucularda barındırılmaktadır.

    Kişisel verileriniz; web sitesi üzerinden internet erişimleri 5651 sayılı kanun kapsamında log kaydı (ip adresi ve zaman damgası, trafik bilgileri, cihaz bilgisi, hangi sayfada ne kadar süre kaldığı vb.) domain-Server sağlayıcı tarafından tutulabilir. Web sitemizde reklam amaçlı çerezler kullanılmamaktadır. Çerezleri kapatma yöntemi politikada belirtilmektedir. Web sitesi adres, iletişim, hizmet sunulan alanlar hakkında bilgi verilmesi amacı ile uygulamaya konulmuştur.

    Kişisel verilerinizin işlenmesinin hukuki sebepleri;
    – 5651 sayılı Kanun
    – Meşru menfaat

    Kişisel Verilerinizin İşlenmesi Amacı

    Kişisel verileriniz KVKK 4/2 maddesinde belirtilen ilkeler dikkate alınarak, Sağlık ile ilgili mevzuat çerçevesinde öngörülen faaliyet çerçevesinde; sağlanan hizmetlerden yararlanabilmenizi ve hizmetlerimizin tanıtımını temin edebilmek, mevzuatın getirdiği saklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve diğer yükümlülüklere uymak amaçlarıyla işlenecektir.

    Kişisel verileriniz mevzuatta belirtilen süreler, mevzuatta düzenleme olmaması halinde meşru menfaat uygulamalarına bağlı olarak amaçla orantılı süre boyunca saklandıktan sonra dijital olanlar geri dönüşümsüz olarak silinme yoluyla imha edilmektedir. İlgili kişinin silme talebi halinde, mevzuata aykırı olmamak şartı ile derhal yerine getirilmektedir.

    Kişisel verileri saklanması ve imha politikamızda saklama süreleri detaylı olarak planlanmıştır. 5651 sayılı Kanuna göre trafik kayıtları en az 1 yıl tutulması gerekmektedir. Uygulamamızda 1 yıllık süreye uyulmaktadır.

    Kişisel Verilerinizin Aktarılması

    Kişisel verileriniz prensip olarak yurt dışına aktarılmamaktadır. Ancak web sitemizden sosyal medya hesaplarına (Instagram, Facebook, Twitter, Youtube) yönlendiğinizde web sitemizden ayrılmış ve yurt dışından sunulan bu hesaplara geçiş yapmış olacağınız bilinmelidir.

    Web sitemiz yurtiçinden sunulduğundan bu kapsamda alınan verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır. Aynı şekilde web sitemizde yer alan randevu formunun düştüğü mail adresi yurtiçinden sunulması sebebiyle formda yer alan kişisel verileriniz yurtdışına aktarılmamaktadır.

    Kişisel Verileriniz, yukarıda belirtilen amaçlara, KVKK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, yurtiçinde bulunan Turhost (veri işleyen) sunucularında barındırılmaktadır.

    Kişisel Verisi İşlenen İlgili Kişi Olarak Haklarınız

    KVKK 11. Maddesi ve yürürlükte bulunan diğer mevzuat çerçevesinde;
    Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

    • Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
    • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    • Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
    • KVKK mevzuatında öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
    • Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesi ile kişisel verilerinizin silinmesi veya yok edilmesini talep ettiğinizde, bu durumun kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
    • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
    • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde bu zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

    Taleplerinizi Öne Sürerken Uyulması Gereken Usul ve Esaslar

    Kişisel verinin konusu olan siz ilgili kişi olarak yukarıda belirtilen haklarınızı, kullanmayı talep ettiğiniz hakka ilişkin açıklamalarınızı içeren yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirlediği diğer yöntemlerle, başvuruda talep ettiğiniz hususun açık ve anlaşılır şekilde

    Yukarda sunulan adrese ıslak imzalı olarak posta yolu ile, elden veya bizde kayıtlı olan e-posta hesabınızdan gönderebilirsiniz.

    Müracaatınıza esas teşkil eden hususların şahsınız ile ilgili olması, müracaatınızda kimlik ve adres bilgilerinizin bulunması gerekecektir. Kimlik doğrulaması bizde bulunan bilginizle sınırlı olarak yapılacaktır. Başkası adına müracaatta bulunacak iseniz; özel yetki içerir vekaletname ile başvurmanız gerekmektedir. Başvuru için özel bir format olmamakla birlikte web sitemizde bulunan başvuru formunu kullanabilirsiniz, talebinizin net bir şekilde yazılması net bir cevap verilmesini sağlayacaktır.

    Güncel Yazılar

    Haberler