OKB ile İlgili Son Gelişmeler

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kısaca, tekrarlayan rahatsız edici düşünceler ve bunlardan kurtulmak için tekrarlanan davranışlarla tanımlanır. Hayat boyu, yükselerek kendini gösterdiği iki evre vardır: Geç-çocukluk (6-11) veya erken ergenlik (11-15) ve erken yetişkinlik (20-29) yaşlarıdır.

2013 yılında yayınlanan Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-5), obsesif kompulsif bozukluğu, “kaygı bozukluğu” başlığı altından çıkardı. “Obsesif Kompulsif ve İlişkili Bozukluklar” olarak yeni bir kategori sundu. Bu kategoride, obsesyonların “zihin ürünü” olduğunun farkında olma şartı çıkarıldı. Düşük içgörü, hezeyanlar, mevcut veya geçmişte tik hastalığının olması, biriktiricilik bozukluğu yeni tanı kriteri olarak eklendi.

OKB’nin ayrı bir başlık olarak sunulmasının nedeni, her ne kadar beyin görüntüleme, genetik ve tedaviye cevap açısından kaygı bozukluklarına benzese de, OKB’nin temel yapı taşının kaygı olmamasıdır. Her OKB hastası kaygıdan şikâyetçi olmaz; çoğu, kaçınmaktan ve günlük aktivitelerinin engellenmesinden şikâyet eder.

OKB tedavisinde SSRI tipi ilaçlar ve bilişsel davranışçı terapi birlikte önerilir. OKB için bilişsel davranışçı terapi uygulamalarından en sık kullanılanı “maruz bırakma” yöntemidir. Sistemik olarak maruz bırakma ile rahatsız edici düşünceleri yönetebilme, kaygıyı ortadan kaldırma, tekrarlanan davranışları ve kaçınmayı azaltma hedeflenir.

OKB tedavisinde kullanılan SSRI tipi ilaçların, hastaya yararlılığını saptamak için 6 ila 12 ay kullanım gerektiği raporlanmıştır. 6 ila 12 aydan önce ilaç kullanımını azaltmanın hastalığın nüks etme riskini artırdığı görülmüştür. Bunun yanında alınan, asıl ilacın etkisini artırma amaçlı kullanılan takviye ilaçların kilo alımı ve diyabet gibi yan etkileri nedeniyle 6-10 haftalık bir süreden sonra etkisi görülmediği takdirde bırakılması önerilmektedir.

Yalnızca çok yoğun OKB yaşayan ve tedaviye dirençli hastalar için uygulanması önerilen bir yöntem olan nöromodülasyon terapilerinde, hastalık nedeniyle anormallik görülen beyin bölümlerine (internal kapsülün ön bölümü/beynin ödül merkezi veya talamus/subtalamik çekirdek) cerrahi müdahale uygulanır, elektrotlar yerleştirilerek hedef bölgedeki elektriksel uyarım sağlanır. Elektrokonvülsif tedavi (ECT) ve transkranial manyetik uyarım (TMS), cerrahi müdahale içermeyen ve duygu durum bozukluklarına yönelik geliştirilen nöromodülasyon yöntemleri olup, OKB tedavisinde de kullanılmaktadır.

OKB Döngüsü

13.02.2014'ten beri Facebook'tayız.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece yorumlarınızı iletin. Sorularınızı Soru Sor bölümünden aktarın.