Depresif Bilişsel Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri

Depresif Bilişsel Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri

Psödodemans’ın yani Depresif Bilişsel Bozukluğunun farmakolojik ve farmakolojik olmayan olmak üzere çeşitli şekillerde tedavisi mümkündür.

Farmakolojik Tedaviler

Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSRI): Çalışmalar, kolinerjik yan etkilerin (bilişsel bozukluk dâhil) SSRI’larda daha az belirgin görülmesi sebebiyle serotonin geri alım inhibitörlerini (SSRI’lar) demansta depresyon için birinci basamak tedavi olarak onaylamaktadır.

Seçici Neruropinefrin Geri Alım İnhibitörleri (SNRI): SSRI’lardan bir sonraki tedavi yöntemidir. Venlafaksin, desvenlafaksin ve duloksetin içerir. Bu ilaç sınıfının geriatrik kişilerde güvenli olduğu düşünülmektedir.

Kolinesteraz Baskılayıcıları: Bu ilaçların demans hastalarında subendromal depresyonu iyileştirdiği bulunmuştur. Hem bilişsel özellikleri iyileştirmede hem de demansın davranışsal belirtileri üzerinde olumlu bir etkisi vardır.

Zolmitriptan: Depresyon ve ilişkili bilişsel bozukluk tedavisinde etkili olduğu bulunan bir 5-HT-1B agonistidir. Serotonerjik reseptörleri değiştirerek etki eder.

Vortioxetine: Çok modlu bir etki mekanizmasına sahiptir. 5-HT1A reseptörlerinde agonist, 5-HT1B kısmi agonist ve 5-HT3 reseptör antagonisti. Son veriler, bilişsel eksikliklerle birlikte depresyon tedavisinde etkinliğini doğrulamaktadır. Olumsuz etkiler SSRI’lara benzer.

Farmakolojik Olmayan Yöntemler 

  1. Transcranial Manyetik Uyarım (TMS) tedavisi: Özellikle dirençli depresyonda etkili olan TMS tedavisi, ilaçları tolere edemeyen depresyon grubunda etkilidir. Yapılan çalışmalar rTMS’nin tedaviye dirençli depresyonda bilişsel problemlerin azalmasında ümit vadeden bir girişimsel olmayan bir teknik olduğunu göstermiştir.
  2. Electroconvulsive terapi (ECT): Depresyonda ve bilişsel bozukluklara yol açan diğer bozukluklarda güvenli ve faydalıdır. ECT, yaşlılarda demansla ilişkili majör depresif bozukluğa bağlı bilişsel hasarı sınırlı kalmasını sağlar. Yapılan çalışmalar, demanslı depresif hastalarda, hem ruh hali hem de bilişte önemli iyileşmeler gösterdi. Yan etki olarak kafa karışıklığına yol açsa da bu durum, EKT uygulama sıklığının haftada bir ile iki kez düşürülmesiyle azaltılabilir.
  3. Kişilerarası / Davranışsal Yaklaşımlar: Her iki strateji de hastalarda ve aile üyelerinde depresif belirtilerde önemli iyileşme ile ilişkilidir. Özellikle, bakıcı için uygulanan terapi, bilişsel bozuklukla ilişkili depresyonu olan hastanın tedavisinde kritik bir faktördür.
  4. Sağlıklı Alışkanlıklar
    1. Diyet: Araştırmacılar, ‘sağlıklı’ bir diyet rutini uygulayan kişilerin depresyona girme olasılığının daha düşük olduğunu tespit ettiler.
    2. Düzenli Egzersiz: Günlük egzersizin beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) üzerindeki olumlu etkisi, yoga ve meditasyon gibi aktivitelerin düzenli yapıldığında iç karartıcı bozukluklara karşı koruma sağladığı gözlemlenmiştir.
    3. Omega-3 yağ asitleri: Serotonerjik ve dopaminerjik nörotransmiterleri düzenleyerek duygudurum düzenlemesine yol açar. Aynı zamanda antiinflamatuar etkiye sahiptir.

Sonuç

Depresif bilişsel bozukluk, birkaç etiyolojiye sahip çok sayıda nedene bağlı olabildiğinden tanıda güçlük oluşturabilmektedir. Bu vakalar, bilişsel bozuklukla ilişkili majör bir depresif bozukluğun belirti gösterir.

Sonuçta, kişideki depresif bilişsel bozuklukların nedenini anlamak için kapsamlı bir inceleme, biliş değerlendirmesi ve laboratuvar testleri gerekmektedir. Bu sebeple, depresif bilişsel bozuklukların erken teşhisi ve tedavisi için meslekler arası kolektif aktivite önemlidir. Örneğin, yaşlı bir kişi davranış bozukluklarının yanı sıra hafıza problemlerinden şikâyet ederse, klinisyen depresif bilişsel bozuklukların farklılığını düşünmelidir. Tedavideyse, ileri yaş grubunda zorluk oluşturan, polifarmasi ve ilaç etkileşimleri göz önüne alınmalıdır.

Girişimsel olmayan tedavi yöntemleri (ilişkisel/davranışsal terapi, TMS) tedavi planında düşünülebilir. Bunun yanında, bakıcının da rehabilitasyonunu içeren sağlıklı ve istikrarlı bir yaşam ortamının oluşturulması tedavi amaçlarının arasında olmalıdır.

Depresif bilişsel bozukluklarla ilgili sonuçları iyileştirmek ve istenmeyen durumları azaltmak için, meslekler arası bir ekip stratejisi büyük önem taşımaktadır.

KAYNAKÇA:

  • Sekhon, S., & Marwaha, R. (2020). Depressive Cognitive Disorders (Pseudodementia). StatPearls [Internet].
  • Marra, H. L. D., Myczkowski, M. L., Memória, C. M., Arnaut, D., Ribeiro, P. L., Mansur, C. G. S., Alberto, R. L., Bellini, B. B., da Silva, A. A. F., Tortella, G., de Andrade, D. C., Teixeira, M. J., Forlenza, O. V., & Marcolin, M. A. (2015). Transcranial magnetic stimulation to address mild cognitive impairment in the elderly: A randomized controlled study. Behavioural Neurology, 2015, Article 287843.
  • Emek-Savaş DD, Yerlikaya D, Yener GG (2018). Saat Çizme Testinin İki Farklı Puanlama Sisteminin Türkiye Normları ve Geçerlik-Güvenirlik Çalışması. Turk J Neurol. 24:143-152 DOI:10.4274/tnd.26504
  • https://www.ozguroner.dr.tr/testler/noropsikolojik-degerlendirmelerde-zeka-testleri-dikkat-yurutucu-islev-testleri-gelisim-testleri-bellek.html
  • Korkmaz NÇ ve Bilek F. (2018). Parkinson Hastalarında Bilişsel (Kognitif) Bozuklukların Değerlendirilmesi. TFD Nörolojik Fizyoterapi Grubu Bülteni. 4(10):1-11
  • http://www.norofzt.org/wp-content/uploads/2018/10/Ekim-2018-B%C3%BClten.pdf