Kaygı ve Duygu-durum Bozukluklarında COVID-19 Stresi

Kaygı ve Duygu-durum Bozukluklarında COVID-19 Stresi

COVID-19 pandemisinde yaygın duygusal sıkıntılar yaşandığına dair kanıtlar giderek artmaktadır. Örneğin Çin’den gelen veriler, genel nüfusun %25’inin COVID-19’a yanıt olarak orta düzeyde kaygı ile ilgili semptomlar yaşadığını göstermektedir. Ayrıca birkaç araştırma, yüksek düzeyde enfeksiyon korkusu ve travma sonrası stres bozukluğu prevalansının arttığını bildirmiştir.

COVID-19 pandemisinde toplanan veriler, pandemi ile ilgili sıkıntının COVID Stres Sendromu başlığında beş alt kategoride ele alınabileceğini gösteriyor: tehlike ve bulaşma korkuları, sosyoekonomik endişeler, yabancı düşmanlığı, travmatik stres belirtileri, kontrol ve güvence arama.

Önceden ruh sağlığı sorunları olan kişiler, gündelik rutinlerde ve ruh sağlığı hizmetlerindeki aksamalar nedeniyle semptomların tekrarlama ve alevlenme potansiyelindeki artışlar göz önüne alındığında, genel nüfusa göre COVID-19 ile ilişkili stres faktörlerine daha duyarlı olabilir.

Taylor ve arkadaşları COVID Stres Sendromunun hastalık öncesi psikopatoloji ile ilişkili olduğunu bildirmiştir; önceden bir ruh sağlığı bozukluğu olan kişiler, COVID Stres Ölçekleri (CSS) toplam puanında ruh sağlığı bozukluğu olmayanlara göre önemli ölçüde daha yüksek puan aldı. Bu bulgu, genel olarak, önceden ruh sağlığı sorunları olan bireylerin, önceden ruh sağlığı sorunları olmayanlara göre COVID-19 ile ilişkili stresten daha olumsuz etkilendiğine dair önceki verileri desteklemektedir.

Anksiyete ile ilişkili bozuklukları olan kişiler COVID-19 Stres Ölçeklerinden daha yüksek puanlar almıştır. Özellikle tehlike ve bulaşma korkuları, sosyoekonomik endişeler, yabancı düşmanlığı ve travmatik stres belirtileri kategorilerinde daha yüksek puanlar sergilediler. Duygu-durum bozuklukları olan kişiler ise, travmatik stres belirtileri ve sosyoekonomik endişeler kategorilerinde, mevcut ruhsal bozukluğu olmayanlara göre daha yüksek puanlar sergilediler.

Anksiyete ve duygu-durum bozuklukları olan kişilerin ruhsal bozukluğu olmayanlara göre tecrit stresi ve sıkıntı bildirme olasılıkları daha yüksekti.

COVID Stres Sendromunun en çok anksiyete ile ilgili bozuklukları olan, kendini izole etmiş bireylerde belirgin olduğu söylenebilir. Pandemi hakkında yapılan kapsamlı medya haberleri nedeniyle oluşan korku aktivasyonunun anksiyete hastalarında yüksek olması da muhtemeldir.

COVID-19 pandemisi sırasında stresle başa çıkmak için kişinin haberlere maruz kalmasını sınırlamak gerekir. Ancak bazen bireyler bu başa çıkma stratejisini benimseseler bile yine de haberlere karşı daha duyarlı olabilirler ve bu nedenle profesyonel yardım almak faydalı olacaktır.

Sonuç olarak; mevcut ruhsal bozukluklara sahip kişilerin özel ihtiyaçlarını karşılamak için COVID-19 ile ilgili ruh sağlığı müdahalelerinin yeniden ele alınması faydalı olacaktır.

KAYNAK:
– Asmundson, G. J., Paluszek, M. M., Landry, C. A., Rachor, G. S., McKay, D., & Taylor, S. (2020). Do pre-existing anxiety-related and mood disorders differentially impact COVID-19 stress responses and coping?. Journal of anxiety disorders74, 102271.

    formu doldurun, biz sizi arayalım

    Güncel Yazılar

    Haberler