Klinik Uygulamada Bilişsel Davranışçı Terapi

Klinik Uygulamada Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kısa vadeli, sorun odaklı bir psikososyal müdahaledir. Randomize kontrollü çalışmalar ve meta-analizlerden elde edilen kanıtlar, bunun depresyon, panik bozukluğu, yaygın anksiyete ve obsesif kompulsif bozukluk için etkili bir müdahale olduğunu göstermektedir.

Model, ilaç kullanımıyla tamamen uyumludur. Antidepresan ilaçla birlikte kullanılan Bilişsel Davranışçı Terapi, tek başına ilaç tedavisinden daha etkilidir. Ayrıca BDT tedavisinin gelecekteki nüksü önlemeyi sağladığı bilinmektedir.

Genel Bilişsel Davranışçı Terapi becerileri

Genel Bilişsel Davranışçı Terapi becerileri, hasta değerlendirmesi ve müdahale için kolayca erişilebilir bir model sunar, günlük pratikte genel klinik beceriler için faydalı bilgiler sağlar. Bilişsel Davranışçı Terapi, biyopsikososyal değerlendirme ve müdahale yaklaşımının entegre bir parçası olarak sunulabilir, ancak özellikle dikkate alınması gereken bazı durumlar vardır;

Bilişsel-Davranışçı Terapinin faydalı olduğu durumlar

Bilişsel-Davranışçı Terapinin endike yani faydalı olduğu durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hastanın, tek başına veya ilaca ek olarak psikolojik müdahaleleri kullanmayı tercih etmesi
  • BDT için hedef problemlerin (aşırı, yararsız düşünceler; azaltılmış aktivite, kaçınma veya yararsız davranışların) mevcut olması
  • İlaç tedavisinde iyileşme olmaması veya sadece kısmi iyileşme olması
  • Yan etkiler nedeni ile yeterli süre dozda ilacın alınamaması
  • Tek başına ilaçla yeterince ele alınamayacak önemli psikososyal sorunların (örn. İlişki sorunları, işyerinde zorluklar veya kendine zarar verme veya alkol kötüye kullanımı gibi yardımcı olmayan davranışlar) mevcut olması

Bilişsel Davranışçı Terapiyi bu kadar etkili yapan nedir?

Etkili psikososyal müdahaleler belirli özellikleri paylaşır: Terapist ile hastanın mevcut sorunlarına odaklanılır, sunulan tedavinin altında yatan net bir model ve plan vardır. Terapist ve hasta birlikte etkili bir iletişim inşa eder. BDT bu ilkeler üzerine kurulmuş, psikoeğitimi içeren bir psikoterapi biçimidir. Amaç, hastaların daha sonra günlük yaşamda uygulamaya koyacakları yeni özyönetim becerilerini öğrenmesidir. Hastalar, öğrendiklerini uygulamaya koyarak, hissettiklerini değiştirmeye teşvik eden işbirlikçi bir duruş benimserler.

KAYNAK:
– Williams, C., & Garland, A. (2002). A cognitive–behavioural therapy assessment model for use in everyday clinical practice. Advances in Psychiatric Treatment, 8(3), 172–179. doi:10.1192/apt.8.3.172.

Prof. Dr. Kemal Arıkan
Psikiyatri Uzmanı