Psikopatlık ve Cinsiyet

Anti sosyal kişilik bozukluğu ya da psikopati olarak adlandırdığımız bu bozukluğa sahip kişiler genellikle; sıkça yalan söylemek, kendisini ve başkasını tehlikeye sokan saldırgan davranışlarda bulunmak, toplumsal yükümlülükleri yerine getirmemek, suç işlemek ve sonucundan pişmanlık duymamak, dürtüsellikle beraber davranış sonuçlarını kestirememek vb. gibi uyumsuz ve zarar verici davranışlarla dikkat çekerler. Psikopat kişiler suç işlemekten korkmadıkları gibi suç sonucu aldıkları cezadan etkilenmez, kaygı duymaz ya da vicdan azabı çekmezler.

Psikopatik davranışta cinsiyet ile fonksiyonel beyin farklılıklarının ilişkisi nörobilim araştırmalarının önemli bir alanını temsil eder; Bu alanda, çoğunlukla suçlularla çalışmalar yapılmıştır. Çalışmalar sonucunda kadın suçluların, erkek suçlulara göre daha az suç girişiminde bulundukları, daha fazla manipülatif oldukları ve daha çok kendilerine zarar verdikleri bilinmektedir. Kadınlar suç girişimlerini genellikle daha az dikkat çeken kapalı ortamlarda gerçekleştiriyor ve psikopatinin özelliklerini daha az gösteriyorlar. Erkekler ise tam tersine daha çok şiddet içeren suçlar işliyor, yüksek düzeyde fiziksel saldırganlık gösteriyor ve dikkat çekici suçlar işliyor.

Bütün bu psikopatik davranışların temeli nörobiyolojik açıdan incelendiğinde ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Erkek ve kadın psikopat suçlular arasındaki elektrofizyolojik farklılıkları ölçmek için yapılan bir araştırmada nicel EEG, düşük çözünürlüklü elektromanyetik tomografi (LORETA) ve senkron beyin aktivitesindeki değişiklikler ile psikopatideki cinsiyet etkisine bakılmıştır. EEG analizleri, kadın-erkek her iki grupta da yüksek oranda EEG anormalliği olduğunu ortaya koymuş. EEG analizinde yavaş dalganın varlığı en sık görülen anormallik idi. Erkek grubu, bilateral frontal ve centroparietal alanlarda, kadın grubundan daha fazla beta enerjisine sahipti. LORETA sonuçları, özellikle paralimbikte, bazı parieto-oksipital bölgelerde ve bazal ganglionlarda farklılıklar göstermiştir. Paralimbik alanlar duygular, hatıralar ve davranış düzenlemelerinde kilit bir rol oynar. Parietal bölge, duyguların düzenlenmesinde rol alır. Bazal ganglionlar, ödül arayışında ve çevre değişikliklerine esnek bir şekilde cevap verebilme yeteneğinin geliştirilmesinde merkezi bir rol oynar. Oksipital bölge ise duygusal görsel bilginin yorumlanmasında etkilidir

Erkek psikopatlarda, benzer tanı alan kadınların aksine, korkunun algılanması ve tanınmasında eksiklik görülmüştür, bu duygusal tepki belirsizlik durumunda karar vermeye rehberlik eder. Korku duygusunun olmayışının empati yokluğuyla ilişkili olabileceği bilinmektedir. . Beyindeki farklı alanlar arasındaki bağlantılar empati deneyimini geliştirmek için çok önemlidir. Ahlaki devrede yer alan bir veya daha fazla beyin alanının işlev bozukluğu (ventral ve medial prefrontal, anterior cingulate, insula, temporal lob alanları, anterior, superior, temporoparietal ve amigdala ve diğer açısal gyrus, bazal ganglia ve nükleus gibi bölgeleri içeren accumbens) duygu, yargılama ve ahlaki bir davranış sergileme bozukluğuna yol açar.

Varsayılan mod ağının (Default mode network) bir parçası olan beyin alanları arasındaki bağlantıdaki eksiklik psikopatik davranışla ilişkilendirilmiştir (bu bölgeler;medial prefrontal korteks, posterior singülat ve inferior parietal lobül; frontoparietal bağlantı ve visual/ posterior singülat bağlantısı). Erkeklerde Ventromedial prefrontal korteks ve parietal korteks arasındaki azalmış fonksiyonel bağlantı, psikopati ile ilişkilendirilmiştir. Her iki cinsiyet arasında bulunan senkronizasyon farklılıkları, erkek suçluların, karar vermede yer alan kortikal bağlantılarla ve kadınlardan farklı duygusal düzenlemelerle ilişkili bir tür işlevsel bozukluk olduğunu gösterebilir.

KAYNAK:
Calzada-Reyes, A., Alvarez-Amador, A., Galán-García, L., & Valdés-Sosa, M. (2019). Sex Differences in QEEG in Psychopath Offenders. Clinical EEG and Neuroscience.

Yorum yapın

Bu bölümde sadece okuduğunuz yazı ile ilgili yorumlarınızı iletin.